1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. AYM üyesi Engin Yıldırım'dan İçişleri Bakanı Soylu’ya yanıt
AYM üyesi Engin Yıldırım'dan İçişleri Bakanı Soylu’ya yanıt

AYM üyesi Engin Yıldırım'dan İçişleri Bakanı Soylu’ya yanıt

AYM Üyesi Prof. Dr. Engin Yıldırım, AYM Başkanı Zühtü Arslan'ı hedef alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yanıt verdi. Yıldırım, Anayasa'nın bir maddesini yazıp bisikletli fotoğraflarını paylaştı.

A+A-

Anayasa Mahkemesi'nin şehirlerarası yollarda gösteri yürüyüşünü yasaklayan kanunu iptal etmesi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun gösterdiği tepkinin yankıları sürüyor.

Bakan Soylu'nun, AYM Başkanı Zühtü Arslan'a yönelik, "Anayasa Mahkemesi Başkanına sesleniyorum ben kendi arabamla gitmeye varım sen var mısın" sözleri, Soylu'nun ğlkede güvenlik sorunu olduğunu itirafı şeklinde değerlendirilmişti.

Bakan Soylu'nun Anayasa Mahkemesi'ni ve Başkan Aslan'ı hedef alan bu sözlerine AYM Üyesi Engin Yıldırım'dan Anayasa'nın 138. Maddesiyle cevap geldi.

Yıldırım sosyal medya hesabından, "MADDE 138. – Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz...
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
şeklinde paylaşımda bulundu. 

AYM Üyesi Engin Yıldırım bu paylaşımın akabinde de bisikletli fotoğrafını paylaşırken, bu hareketi de Soylu'ya mesaj olarak değerlendirildi. 

BİSİKLETLİ PAYLAŞIM GÖRSELİ

1-370.jpg

 

İŞTE SOYLU'NUN ÇOK TARTIŞILAN O SÖZLERİ:

"Geçtiğimiz günlerde basında Anayasa Mahkemesi'nin toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunundaki şehirlerarası "karayollarında toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenlenemez" hükmünü iptal ettiği şeklinde bir haber yapıldı. Yazım aşamasında olan bu kararın uygulamada ne gibi sorunlara yol açacağını en iyi burası bilir. Enteresan bir işle karşı karşıyayız. Sosyal medyada bir terörizm olduğunu herkes kabul ediyor. Hemen Anayasa Mahkemesi bir düzenleme yapıyor, bunu siz kolluk kuvveti olarak belirleme hakkına sahip değilsiniz diyor. Başımızın üstüne. Sonra vatandaşımız şikayet ediyor. Biz bu kadar hakaretle karşı karşıyayız diyor. Cumhurbaşkanımızdan başlayarak tüm devlet büyükleri karşı karşıya kalıyor. Sonra güvenlik tatbikatları var, iptal ettiler. Nesini iptal ettiniz? FETÖ, Türkiye'yi ele geçirmeye çalıştı. Nerede ele geçirmeye çalıştı? Yargıda, emniyette, TSK'da. Bunlar kim, kamu görevlisi. Kamu görevlileri kamuya nasıl giriyorlar. Ben anlamıyorum. Şartlar, şekiller. Şu özgürlüktür, şu değildir. Burada bir şey yapılmak isteniyor. Sadece terör örgütüne mensupsa kamuya girmesin. Kim girerse girsin. Atıyoruz zaten. Bu özgürlükleri engeller. Peki. Ben gördüklerimi söyleyeyim, sonra ne söylerse söylesinler. Sevgili AYM Başkanı, size söylüyorum. Şehit cenazelerindeki 1 yaşındaki çocukların gözyaşlarını ben yaşıyorum. Anne ve babalarla biz konuşuyoruz. Cumhurbaşkanımıza selamlarımızı söyleyin, biz ona inanıyoruz diyen anne babaların itimatın biz sorumluluğumuza alıyoruz. Canı yanan biziz. Onun için sözlerime alınabilirsiniz, alınmayabilirsiniz ama bunu söylemezsem bu dünyaya karşı da öbür dünyaya karşı da kendimi mesul hissediyorum."

AVAZTÜRK 

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.