CHP ikiye bölündü

CHP ikiye bölündü

Cumhuriyet Halk Partisi’nde sular durulmuyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ile CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun son açıklamaları partide tartışmalara yol açtı.

Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile Hakkari’nin Merkez Oğul Köyü kırsalında 31 Ağustos günü düzenlenen operasyonda 1 teröristin öldürülmesi, diğer 3 teröristin ise yaralanmasına ilişkin Sezgin Tanrıkulu’nun tepkisi üzerine soruşturma başlatılmıştı.

Söz konusu teröristlerin silah taşımadığını ve bu bölgede piknik yaptığını iddia eden Tanrıkulu’nun sözleri parti içinde de ciddi tepkilere yol açtı. Tanrıkulu’nun terör örgütü PKK’nın sözcüsü gibi konuştuğunu ifade eden CHP’nin ulusalcı kanadı, rahatsızlığını yönetime iletti. Ancak buna rağmen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kamuoyunda da tepki çeken Tanrıkulu’na sahip çıktı.


REFERANDUM TEPKİSİ


CHP’yi karıştıran bir başka konu da Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz’ın Irak’ta bölgesel Kürt yönetiminin sözde bağımsızlık referandumu hazırlığına yönelik açıklaması oldu. Musul Başkonsolosu olarak görev yaparken 48 personeli ile birlikte DEAŞ tarafından kaçırılarak, 101 gün rehin tutulan eski Başkonsolos Öztürk Yılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından yapılacağı açıklanan Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumuna tepki göstermişti. Yılmaz, CHP olarak referandumun yapılması hâlinde gayrimeşru göreceklerini, çıkan sonucu tanımayacaklarını ifade etmişti. Bu sözlere ilk olarak parti içindeki Kürt kökenli milletvekilleri tepki gösterdi. Irak’taki halkların kendi geleceklerini belirleme hakkı olduğunu iddia eden Kürt kökenli milletvekilleri, Yılmaz’ın bu sözlerinin parti politikalarına aykırı olduğunu da savundu.

Aynı açıklamada Suriye’deki durumu da değerlendiren Yılmaz “Suriye konusu giderek bölünmeye, ufalanmaya doğru gidiyor. Mutlaka Esad ile bir bağ kurulmalı. Bu güney sınırımızda oluşabilecek yapıların ortaya çıkmasının engellenmesi için artık bir tercih değildir, zorunluluktur. Eğer bu bağ kurulmazsa Esad ile doğrudan görüşme yapılmazsa, Türkiye’nin desteklediği muhalifler Esad’ın ordusuyla bir şekilde iş birliği yapıp ülkenin toprak bütünlüğünü sağlama konusunda ortak adım atmazsa Suriye’nin geleceği Irak’tan daha beter olacak” demişti. Bu sözler de parti içindeki ulusalcı kanat tarafından tepkiyle karşılandı. Türkiye’nin bölgede Fırat Kalkanı Operasyonu’nu yürüttüğünü hatırlatan ulusalcılar, eski bir diplomatın bu sözlerinin ülkeyi uluslararası arenada zora sokacağını dile getirdi. Partinin Suriye konusundaki izlediği politikanın baştan hatalı olduğunu da belirten ulusalcılar, toplantılarda bunun mutlaka tekrar masaya yatırılması gerektiğini de ifade etti.