"Cumhurbaşkanına Hakaret" İddiasına Özkök’ten Yanıt: Programı İzleyenler Övdüm Diye Eleştirdi!

"Cumhurbaşkanına Hakaret" İddiasına Özkök’ten Yanıt: Programı İzleyenler Övdüm Diye Eleştirdi!

Gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir programda kullandığı ifadeler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla resen soruşturma başlatıldı.

Gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir programda kullandığı ifadeler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla resen soruşturma başlatıldı. Almanya'da festivalde olduğunu belirten Özkök, iddialara yanıt vererek Salı günü Türkiye'ye döneceğini açıkladı.

Başsavcılıktan Resen Soruşturma Kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök'ün konuk olduğu programdaki ifadeleri üzerine harekete geçti.

Yapılan yazılı açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımızca katılmış olduğu bir programdaki söylemleri nedeniyle Ertuğrul Özkök hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

"Salı Akşamı Zaten Biletim Var, Döneceğim"

Hakkında açılan soruşturmanın ardından gazeteci Bahar Feyzan'a konuşan Ertuğrul Özkök, yurt dışına kaçtığı yönündeki spekülasyonlara yanıt verdi.

Almanya'da kültür gezisinde olduğunu belirten Özkök, "10 yıldır gittiğim Bayreuth Wagner Müzik Festivali'ndeyim. Hatta pazartesi çıkacak yazım da bu konu üzerine. Çok önemli bir festival, 150'nci yılı. Salı akşamı da zaten biletim var, döneceğim. Memleketimden başka nereye gideceğim" ifadelerini kullandı.

"Aksine Beni Cumhurbaşkanı'nı Övdüm Diye Eleştirdiler"

Programdaki konuşmasının arkasında duran tecrübeli gazeteci, yayın içeriğinin yanlış değerlendirildiğini savundu.

Sözlerinin hakaret içermediğini belirten Özkök, "Programın tamamını izleyenler, aksine beni Cumhurbaşkanı'nı övdüm diye eleştirdi" diyerek kendini savundu.

Soruşturmaya Konu Olan İfadeler

Ertuğrul Özkök'ün soruşturma geçirmesine neden olan programda, İspanya'daki Franco rejiminin çöküşünü örnek göstererek Türkiye'deki mevcut siyasi yapı, liderlik odaklı sistem, adalet, insan hakları ve medya özgürlükleri üzerine yaptığı değerlendirmeler dikkat çekmişti.