NECDET PEKMEZCİ

NECDET PEKMEZCİ

Cunta ve Üç-Beş hıyar

Netamali vakitler!

Ölüler kadar istenmeyen misafirler de kokuyor beklenmeyen vakitte.Ölü kokusu neyse de istenmeyen

misafirlerin kokusu bambaşka...

Çürük gazla dolu, kıllı, terli hatta boklu bir koku bu.

Bu koku ister cuntanın, ister FETÖ'nün isterse de adı Yurtta Sulh Konseyi'nin olsun!

Koku aynı koku; boklu, sidikli ve de üstelik hain...

15 Temmuz'da bu koku kırdı burunların direklerini. Hala da yerli yerinde duruyor.

Aksini söyleyen olsa da inanmayın...

Bakmayın, dinlemeyin aksini iddia edenleri...

Meksikalı ünlü yazar Carlos Fuentes de burnu kırılanlardandır. En iyi o bilir leş kosunu. Sırf bu yüzden

yazmıştır; "Kurtlar uluduğunda sen de onlarla birlikte ulu ki kedi sanmasınlar" sözünü...

Ve de eklemiştir; "Bizim acayip Meksika sistemimize uygun olarak arşivelenemez olan arşivlenir!"

Neyse dönemin mazlumlar coğrafyasına!

15 Temmuz hala bir muamma...

Muamma da sorunlu, çünkü tek üzüntüsü zaman içinde olup biteni herşeyi biliyor olması ama tarihin

tamamını asla bilemeyecek olması...

Öyleyse bilenene bakalım...

Neydi 15 Temmuz; aslı FETÖcü kalkışma....

Ya sliüeti!

Bazen gölge asılın önüne değil arkasına, sağına soluna geçiyor...

İyisi mi 15 Temmuz'u değil ama bugünü anlamak için merhum Aziz Nesin'e kulak verelim...

Dar vakitlerin de sanatı vardır. Zanaatı cellat olanları bir yana bırakırsak...

Yine sanata dönelim. Biri fıkradır, diğeri şiir, öteki de karikatür.

Bugün de en çok karikatür dikkati çekiyor çoğrafyada; şiir ve fıkra henüz demleniyor bir yerlerde.

Yine de fıkraya şans tanımak da fayda var; çünkü 12 Eylül 1980'de müptelası olmuştur bu coğrafya

fıkranın.

Hele de Aziz Nesin'lik öykülerin..

Öyleyse Aziz Nesin'in 12 Eylül'ün şedit vakitlerinde anlattığı bu fıkrayı okuyalım:

"Şili’nin faşist diktatörü Augusto Pinochet’e ‘Turşu mu zor kurulur, cunta mı?’ diye sormuşlar. Pinoşet,

‘Turşu zor kurulur’ diye cevap vermiş.

Soruyu soran ‘Hiç olur mu efendim, koskoca devlet yönetimi turşudan kolay kurulur mu?’ diye sorusunu

tekrarlamış. Pinoşet şöyle demiş: ‘Turşu kurmak için bir sürü hıyar lazım. Cunta kurmak için üç hıyar

yeter.’

Haliyle bizde turşu kurmak da darbe yapmaya teşebbüs etmek de alışkanlık; ne de olsa hıyarı bol

memleketiz...

Önceki ve Sonraki Yazılar