“Dünya 5’ten Büyüktür” Mesajını Yineledi! Erdoğan’dan BM Güvenlik Konseyi İçin Yeni Model
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki veto yetkisinin kaldırılması ve daimi üyelik sisteminin sona erdirilmesi yönünde bir reform modeli önerdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki veto yetkisinin kaldırılması ve daimi üyelik sisteminin sona erdirilmesi yönünde bir reform modeli önerdi. “Dünya 5'ten büyüktür” mesajını yineleyen Erdoğan, Konsey üyelerinin BM Genel Kurulu tarafından belirli sürelerle ve dönüşümlü olarak seçildiği bir yapı kurulmasını istedi.
Erdoğan’dan BM İçin Yeni Sistem Önerisi! “Veto İmtiyazı Kaldırılmalı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik görüşlerini Bloomberg için kaleme aldığı makalede anlattı. Erdoğan, reformun merkezinde BM Güvenlik Konseyindeki veto yetkisinin kaldırılmasının bulunması gerektiğini savundu.
“BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makalesinde mevcut sistemin günümüzün küresel şartlarına cevap vermekte yetersiz kaldığını belirten Erdoğan, yalnızca Güvenlik Konseyine yeni daimi üyeler eklenmesinin yeterli olmayacağı görüşünü dile getirdi.
Cumhurbaşkanı, bunun yerine daimi üyeliklerin bulunmadığı ve Konsey üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli dönemler için seçildiği farklı bir yapı önerdi.
“Güvenlik Konseyi İkinci Dünya Savaşı Sonrasını Yansıtıyor”
Erdoğan, BM Güvenlik Konseyinin mevcut yapısını değerlendirirken sistemin İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası düzenin özelliklerini taşımaya devam ettiğini belirtti.
Dünya siyasetindeki ve ekonomisindeki dengelerin değiştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, uluslararası karar alma mekanizmalarının da bu değişime uyum sağlaması gerektiğini savundu.
Erdoğan’a göre daha etkin ve hesap verebilir bir temsil sistemi için yalnızca üye sayısının artırılması değil, karar alma sorumluluğunun daha geniş biçimde paylaşılması gerekiyor.
“Dünya 5’ten Büyüktür” Mesajını Yineledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun süredir dile getirdiği “Dünya 5'ten büyüktür” ifadesine makalesinde yeniden yer verdi.
Erdoğan, bu yaklaşımın yalnızca beş daimi üyeye yönelik bir eleştiri değil, uluslararası karar alma süreçlerinde daha geniş bir sorumluluk paylaşımına yönelik çağrı olduğunu ifade etti.
BM reformu tartışmalarının artık somut bir yol haritasına dönüştürülmesi gerektiğini savunan Erdoğan, veto yetkisini bu değişimin temel başlıklarından biri olarak gösterdi.
“Veto İmtiyazının İlgası Merkezde Yer Almalı”
Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin görüşünü şu sözlerle açıkladı:
“Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır.”
Cumhurbaşkanı, veto hakkının kaldırılmasını BM’de yapılacak kapsamlı bir değişikliğin başlangıç noktalarından biri olarak değerlendirdi.
Yeni Daimi Üyelere Veto Hakkına da Karşı Çıktı
Erdoğan’ın önerisi mevcut beş daimi üyenin veto hakkının kaldırılmasıyla sınırlı değil.
Cumhurbaşkanı, Güvenlik Konseyine yeni daimi üyeler eklenerek aynı veto yetkisinin başka devletlere verilmesine de karşı olduğunu belirtti.
Erdoğan’a göre böyle bir değişiklik, karar alma gücünün az sayıda ülkenin elinde bulunması sorununu ortadan kaldırmak yerine ayrıcalıklı yapının kapsamını genişletmiş olacak.
Daimi Üyeliğin Olmadığı Bir Konsey Önerdi
Erdoğan’ın makalesindeki önemli başlıklardan biri, gelecekteki Güvenlik Konseyinin yapısına ilişkin önerisi oldu.
Cumhurbaşkanı, daimi üyelerin bulunmadığı bir Güvenlik Konseyi modeli önerdi.
Bu sistemde Konseyde görev yapacak ülkelerin BM Genel Kurulu tarafından belirli sürelerle seçilmesi ve üyeliklerin dönüşümlü olması öngörülüyor.
Üyeleri BM Genel Kurulu Seçsin Önerisi
Erdoğan’ın ortaya koyduğu modele göre bir ülkenin Güvenlik Konseyindeki üyeliği kalıcı olmayacak.
Ülkeler belirli bir dönem için Genel Kurul tarafından seçilecek. Görev süresi tamamlandıktan sonra yeniden Konseyde yer almak isteyen devletlerin ise Genel Kurul üyelerinin çoğunluğunun güvenini yeniden kazanması gerekecek.
Erdoğan, bu sistemin Konseyin hem temsil gücünü hem de BM Genel Kurulu karşısındaki hesap verebilirliğini artıracağını savundu.
Genel Kurulun Yetkilerinin Artırılmasını İstedi
Cumhurbaşkanı, BM Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki mevcut yetki dengesinin de değiştirilmesini önerdi.
Erdoğan, BM Genel Kurulunun uluslararası karar alma mekanizmasındaki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı biçimde engelleyememesi gerektiğini savunan Erdoğan, bu yaklaşım etrafında geniş bir uluslararası koalisyon kurulması çağrısında bulundu.
“Geleceğin Düzenini Geçmişin Hiyerarşileriyle Kuramayız”
Erdoğan, uluslararası sistemin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeyi kullandı:
“Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız.”
Son 25 yıldaki gelişmelerin hiçbir güç dengesi veya uluslararası düzenin kalıcı olmadığını gösterdiğini belirten Erdoğan, mevcut sistemin savaşların önlenmesi, eşitsizliklerin azaltılması ve değişen güç dengelerine cevap verilmesi konularında yetersiz kaldığını savundu.
Küresel Krizleri Sıraladı
Erdoğan, BM reformu çağrısını dünyada son yıllarda yaşanan krizler üzerinden de gerekçelendirdi.
Salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı, küresel sorunların çözümünün birkaç başkentin kararlarına bağlı kalmasının mevcut dünya düzeniyle uyuşmadığı görüşünü dile getirdi.
Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların da devletler ve uluslararası kurumlar açısından yeni ihtiyaçlar ortaya çıkardığını belirtti.
Asya ve Afrika İçin Daha Güçlü Temsil Mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya ekonomisi ve siyasetindeki güç merkezlerinin değişimine de değindi.
Asya’nın dünya ekonomisindeki ağırlığının arttığını belirten Erdoğan, Afrika ülkelerinin de sahip oldukları potansiyelle uyumlu şekilde uluslararası kurumlarda daha güçlü temsil talep ettiğini ifade etti.
Gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha güçlü şekilde dile getirmeye başladığını belirten Erdoğan, uluslararası sistemin bu değişime cevap vermesi gerektiğini savundu.
“Her Bölgenin Meselesi Dışarıdan Çözülemez”
Erdoğan, bölgesel sorunların çözüm yöntemlerine ilişkin görüşlerini de makalesinde aktardı.
Cumhurbaşkanı, her bölgenin sorunlarının dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözülemeyeceğini, ilgili ülkelerin iradesini ve yerel koşulları dikkate alan yaklaşımların daha kalıcı sonuçlar sağlayabileceğini ifade etti.
Diplomatik ve ekonomik kapasitesi bulunan bölgesel aktörlerin barış ve istikrar süreçlerinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Küreselleşme ve Gelir Dağılımına Değindi
Makalenin ekonomi bölümünde Erdoğan, küreselleşmenin refahı dünya genelinde yayacağı yönündeki beklentilerin tam olarak karşılanmadığını savundu.
Cumhurbaşkanı, gelir dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini, teknoloji ve ekonomik bağımlılıkların yeni rekabet alanlarına dönüştüğünü ifade etti.
Değişen ekonomik koşullarda uluslararası sorumlulukların daha hakkaniyetli şekilde paylaşılması gerektiğini belirtti.
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Finansman Çağrısı
Erdoğan, BM ve uluslararası sistemdeki reformun yalnızca siyasi temsil üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de savundu.
Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma haklarının korunması ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimlerinin güvence altına alınması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, ekonomik imkânların dağılımını da küresel adalet tartışmasının bir parçası olarak değerlendirdi.
Erdoğan’a göre daha kapsayıcı bir uluslararası sistem için siyasi temsil ile ekonomik imkânlara erişimin birlikte ele alınması gerekiyor.
Türkiye’nin Reform Sürecindeki Rolünü Anlattı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapsamlı bir BM reformunun geniş uluslararası destek gerektireceğini belirtti.
Türkiye’nin çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışında kullanmayı sürdüreceğini ifade eden Erdoğan; veto hakkının kaldırılması, seçilmiş Güvenlik Konseyi üyelerinin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve Genel Kurulun rolünün güçlendirilmesi yönündeki girişimleri desteklediklerini söyledi.
Erdoğan, farklı bölgelerden ülkelerin ortak bir reform yaklaşımında buluşmasının BM’nin temsil kapasitesini artıracağı görüşünü dile getirdi.
“Daha Adil Bir Dünya” Mesajıyla Tamamladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalesini Türkiye’nin BM reformundaki yaklaşımını anlatan şu ifadelerle tamamladı:
“'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir.”
BM’de Veto Hakkı Nasıl İşliyor?
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 15 üyeden oluşuyor. ABD, Çin, Rusya, Fransa ve Birleşik Krallık Konseyin beş daimi üyesi konumunda bulunuyor ve veto yetkisine sahip.
Esasa ilişkin bir kararın kabulü için en az dokuz olumlu oy gerekiyor. Beş daimi üyeden birinin “hayır” oyu kullanması kararın kabulünü engellerken, daimi bir üyenin çekimser kalması veto olarak değerlendirilmiyor.
Veto mekanizmasının hukuki temeli BM Şartı’nın 27. maddesinde yer alıyor. Erdoğan’ın makalesinde ortaya koyduğu model ise bu yapının değiştirilmesini, veto yetkisinin kaldırılmasını ve daimi üyelik yerine Genel Kurul tarafından seçilen dönüşümlü üyelerden oluşan bir Güvenlik Konseyi kurulmasını öngörüyor.