Fransa’da lise eylemlerinde yeni talimat: Hasarın bedeli velilerden istenecek

Fransa’da lise eylemlerinde yeni talimat: Hasarın bedeli velilerden istenecek

Fransa’da bir haftadır devam eden lise eylemlerinin ardından Adalet Bakanı Gerald Darmanin, zarar verdiği belirlenen reşit olmayanların yol açtığı hasarların onarım masraflarının ebeveynlerden talep edilmesini istedi.

Fransa’da bir haftadır devam eden lise eylemlerinin ardından Adalet Bakanı Gerald Darmanin, zarar verdiği belirlenen reşit olmayanların yol açtığı hasarların onarım masraflarının ebeveynlerden talep edilmesini istedi. Savcılara bu yönde talimat verdiğini açıklayan Darmanin, eylemlerin başlangıcından bu yana yaklaşık 2 bin kişinin gözaltına alındığını ve bunların yüzde 90’ının reşit olmadığını söyledi. Hakim ve savcıların oluşturduğu SM sendikası ise hükümetin öğrencilere yönelik yaklaşımına tepki gösterdi.

Fransa’da lise eylemleri bir haftadır sürüyor

Fransa’da lise öğrencilerinin katıldığı eylemler, meydana gelen hasarlar ve güvenlik güçlerinin müdahaleleriyle ülkenin önemli gündem başlıklarından biri haline geldi.

Yaklaşık bir haftadır devam eden gösterilerin ardından Fransa Adalet Bakanı Gerald Darmanin, eylemlerde kamu mallarına ve okullara verilen zararın nasıl karşılanacağı konusunda dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Darmanin, hasara neden olduğu belirlenen reşit olmayanların yerine ebeveynlerinin maddi sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

Fransız RTL radyosuna konuşan Darmanin, çocukların gerçekleştirdiği eylemlerin sonuçlarının yalnızca reşit olmayan kişileri değil ailelerini de ilgilendirdiğini belirtti.

“Bedeli ödeyen reşit olmayan çocuk değil, ebeveynlerdir”

Darmanin, eylemler sırasında lise binaları, otobüs durakları ve toplu ulaşım araçlarında meydana gelen hasarlara ilişkin değerlendirmesinde doğrudan ebeveynlerin sorumluluğunu gündeme getirdi.

Fransa Adalet Bakanı:

“Bedeli ödeyen reşit olmayan çocuk değil, ebeveynlerdir; günümüzde bu, ebeveynleri de ilgilendiren bir sorun.”

ifadelerini kullandı.

Ailelerin çocukları konusunda sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savunan Darmanin, eylemlere katılan bazı gençlerin davranışlarını da eleştirdi.

“15-16 yaşındaki gençler, otobüs duraklarına veya okul müdürlerine saldırarak ne yapıyor?”

diye soran Darmanin, meydana gelen maddi zararın karşılıksız kalmaması gerektiğini söyledi.

Savcılara tazminat talimatı

Darmanin’in açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden biri savcılara verdiğini söylediği talimat oldu.

Adalet Bakanı, lise eylemlerinde okulların, otobüs duraklarının veya toplu ulaşım araçlarının zarar görmesi durumunda savcılardan velilere yönelik tazminat talebinde bulunmalarını istediğini açıkladı.

Buna göre eylemlere katılan reşit olmayan bir kişinin belirli bir hasardan sorumlu olduğunun tespit edilmesi durumunda, ortaya çıkan onarım maliyetinin ebeveynlerinden talep edilmesi gündeme gelecek.

Darmanin, hakimlerin de savcıların bu yöndeki taleplerini onaylamasını umduğunu söyledi.

Bakanın açıklamasına göre uygulamanın merkezinde, eyleme katılan her öğrencinin ailesinden doğrudan ödeme alınması değil, çocuklarının sorumlu olduğu saptanan hasarlarda ebeveynlerden tazminat talep edilmesi bulunuyor.

Yaklaşık 2 bin kişi gözaltına alındı

Fransa Adalet Bakanı, lise eylemleri sırasında gerçekleştirilen gözaltılara ilişkin rakamları da paylaştı.

Darmanin’in verdiği bilgiye göre gösterilerin başlamasından bu yana yaklaşık 2 bin kişi gözaltına alındı.

Bakan, gözaltına alınanların yüzde 90’ının reşit olmadığını açıkladı.

Eylemler sırasında şiddete başvuran kişilerin göstericiler içerisinde küçük bir azınlık oluşturduğunu söyleyen Darmanin, bu kişilerin tamamının lise öğrencisi olup olmadığından ise emin olmadıklarını belirtti.

Darmanin, yaşanan olayların artık yalnızca öğrenci protestoları olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak lise eylemlerinin bir “kamu düzeni meselesine” dönüştüğünü ifade etti.

Hakim ve savcılardan hükümete tepki

Fransa hükümetinin eylemlere yönelik yaklaşımı yargı mensuplarının oluşturduğu Syndicat de la Magistrature (SM) sendikasının da tepkisini çekti.

Hakim ve savcılardan oluşan sendika, lise eylemlerine ilişkin yayımladığı açıklamada hükümetin izlediği politikayı eleştirdi.

Sendika, “Fransız gençliğini susturmak için baskı uygulanmaya son verilmesi” çağrısında bulunurken lise öğrencilerinin gerçekleştirdiği toplumsal hareketin sert yöntemlerle bastırılmaması gerektiğini savundu.

Açıklamada:

“Liselilerin meşru öfkeleri karşısında hükümet sert karşılık vermeyi tercih etti.”

ifadeleri kullanıldı.

Bu değerlendirme sendikanın hükümetin eylemlere müdahalesine ilişkin görüşünü yansıtıyor.

Güvenlik güçlerinin müdahalesi tartışılıyor

SM sendikası, güvenlik güçlerinin gösterilere müdahalesinde kullanılan yöntemlere de tepki gösterdi.

Açıklamada öğrencilere karşı biber gazı ve kapsüllerinin kullanılmasının yanı sıra ağır yaralanmalara yol açabileceği belirtilen silahların kullanımına itiraz edildi.

Sendika ayrıca Adalet Bakanlığının eylemlerle bağlantılı dosyalarda savcılardan katı bir yaklaşım sergilemelerini istemesine karşı çıktı.

Yargı mensuplarının oluşturduğu sendikanın açıklamasında, güvenlik güçlerinin müdahalelerinde orantısız güç kullanıldığı savunulurken bunun özellikle dar gelirli mahallelerde yaşayan ve beyaz olmayan gençleri etkilediği ileri sürüldü.

Hükümet ile yargı sendikası karşı karşıya

Fransa’daki lise eylemleri böylece yalnızca öğrenciler ile güvenlik güçleri arasındaki olaylarla sınırlı kalmadı; eylemlere karşı nasıl bir hukuki yaklaşım izleneceği de tartışmaya açıldı.

Adalet Bakanı Darmanin, kamu mallarına zarar veren reşit olmayanların ailelerinin maddi sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunurken savcılardan velilerden tazminat talep etmelerini istedi.

Darmanin ayrıca yaklaşık 2 bin kişinin gözaltına alındığını ve bunların yüzde 90’ının reşit olmadığını açıkladı.

Hakim ve savcılardan oluşan SM sendikası ise hükümetin yaklaşımının fazla sert olduğunu savunarak güvenlik güçlerinin müdahalelerini ve Adalet Bakanlığının savcılara yönelik talimatlarını eleştirdi.

Bir haftadır devam eden lise eylemlerinde meydana gelen hasarlardan hangi kişilerin sorumlu olduğunun belirlenmesi ve ebeveynlere yönelik tazminat taleplerinin mahkemeler tarafından nasıl değerlendirileceği ise yargı sürecinde netleşecek.