Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu: Dava şimdi benim elimde AK Parti davayı bıraktı

Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu: Dava şimdi benim elimde AK Parti davayı bıraktı

AK Parti'den ayrıldıktan sonra Gelecek Partisi'ni kuran eski başbakan Ahmet Davutoğlu, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, 'Dava şimdi benim elimde AK Parti davayı bıraktı' ifadelerini kullandı.

Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, başbakanlığı bıraktığı döneme dair açıklamada bulundu.

O dönem yaşadıklarına dair, “İlkelerimle koltuğum arasındaki uçurum gittikçe açılıyor” diyen Davutoğlu, HaberTürk’te Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek Özel programına konuk oldu.

Altaylı’nın "İstifa ettiğinizde partiden ayrılmayı kafanıza koymuş muydunuz?” sorusunu cevaplayan Davutoğlu kendisinin davayı bırakmadığını AK Parti’nin davayı bıraktığını ifade etti.

"DAVA ŞİMDİ BENİM ELİMDE AK PARTİ DAVAYI BIRAKTI"

Ahmet Davutoğlu konuşmasının devamında; 

AK Parti genel başkanlığından ve başbakanlıktan istifa etmesinin cesur bir hareket olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Baktım ki ilkelerimle koltuğum arasındaki uçurum gittikçe açılıyor. Sayın Erdoğan’ın, AK Parti’nin başarılı olması için bıraktım. Hala bu davanın neferiyim. O dava benim elimde şimdi. O dava Gelecek Partisi’nde AK Parti’de değil. Bu dava yolsuzluklarla mücadeledir, yasaklarla mücadeledir, şeffaflıktır, şatafattan ve lüksten uzak olmaktır; bunların mücadelesini Gelecek Partisi’nde veriyorum. AK Parti’de yok. Ben davayı bırakmadım onlar bıraktı. AK Parti davanın bütün değerlerini ayaklar altına aldı” diye konuştu.

"AYASOFYA İÇ SİYASET UNSURU HALİNE GETİRİLMEMELİDİR"

Ayasofya’nın içindeki ikonaların korunması gerektiğini söyleyen Davutoğlu, “Muhalefet de olgun bir tavır sergiledi. ‘Müzeciler-cami yanlıları’ gibi bir toplumsal ayrışmayı açmadan iç siyaset gündemine taşımamak lazım” dedi.

Davutoğlu şöyle konuştu: “Hiçbir şekilde hamasi havaya girmeden, bu argümanları sağlam zemine oturtarak, ‘İslam-Hıristiyanlık’ çatışmasına dönüştürmeden, kesinlikle din çatışması haline gelmemesi hususu önemli. Türkiye içinde siyasal kutuplaşmanın parçası haline getirmek, başka gündemleri unutturmak için Ayasofya gündem yapılıp, seçim olarak görülürse her şeyden önce Fatih’in emanetine de saygısızlık olur.”

"SURİYE KRİZİNİN SORUMLUSU ESAD'IN KENDİSİDİR"

Cumhurbaşkanı ve iktidarın diğer üyelerinin Suriye eleştirilerini tamamen kendisine yüklediğini söyleyen Davutoğlu, Arap Baharı sonrası, “Her seferinde Esad’a, ‘Bu büyük dalga, biz sizin yanınızdayız’ dedik. ‘Ne olur şu büyük dalgayı bastırmak için ordunu kullanma’ dedik. 8-9 ay Suriye ilişkilerini iyi tuttuk, destek verdik” dedi.

Davutoğlu, Esad ile 2011’de yapılan altı saatlik görüşmenin devlet kayıtlarında olduğunu söyleyerek, “Büyükelçimiz şahittir ve hepsi not tutulmuştur. Bütün yaşananların birinci sorumlusu Beşar Esad’ın kendisidir. Çok küçük reformlar yapsaydı, kendisini iki aileye kapatmasaydı, bugün Nusayriler bile rahatsız bu iki aileden. Biz barış içinde açmaya çalışıyorduk. Müslüman Kardeşler hiçbir konuşmada geçmemiştir” diye konuştu.

"7 HAZİRAN SONRASI MYK CHP İLE KOALİSYON İSTEDİ"

7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’nin meclis çoğunluğunu kaybetmesi sonrası parti MYK’sının “CHP ile koalisyon kuralım” dediğini söyleyen Davutoğlu, “Kendi partim içinde bana hareketlenme başladı. İki partinin tabanları yakın değil. Karşılıklı bir güvensizlik hali var. Yukarıda anlaşıp tabana yayamazsanız güvensizlik artar. Cumhurbaşkanının tutumu karşısında bir uyum problemi çıkardı” dedi.

 

Kaynak:Haber Kaynağı