İsrail’den Mescid-i Aksa’da Skandal Provokasyon: Ben-Gvir’in Baskınına Türkiye’den Ve 8 Ülkeden Sert Tepki!
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, beraberindeki fanatik yerleşimciler ve İsrail polisinin koruması eşliğinde Mescid-i Aksa'ya provokatif bir baskın düzenledi.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, beraberindeki fanatik yerleşimciler ve İsrail polisinin koruması eşliğinde Mescid-i Aksa'ya provokatif bir baskın düzenledi. Müslüman dünyasında büyük infiale yol açan olay sonrasında Türkiye devlet kademesinden art arda çok sert tepkiler yükseldi. Dışişleri Bakanlığı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, eylemin uluslararası hukuku ve Harem-i Şerif’in tarihi statüsünü hiçe sayan bir ihlal olduğunu bildirdi. Ayrıca Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 8 ülke yayınladıkları ortak bildiriyle skandalı kınadı.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI VE SİYASETİN ZİRVESİNDEN SERT TEPKİLER
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrailli bakanın aşırılık yanlısı gruplarla birlikte güvenlik güçlerinin muhafazası altında Mescid-i Aksa'ya gerçekleştirdiği baskın "en güçlü biçimde" kınandı. Netanyahu hükümetinin Kudüs'teki kutsal mekanların statüsünü değiştirmeye yönelik hamlelerinin kabul edilemez olduğu ve uluslararası toplumun bu pervasız adımlara engel olması gerektiği kaydedildi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada baskını lanetleyerek şu değerlendirmede bulundu:
"Katliamcı Netanyahu çetesinden bir bakanın provokatif bir grupla birlikte Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya düzenlediği alçakça baskını lanetliyorum. Bu hukuk tanımaz saldırganlık, İslam aleminin kutsal değerlerine yönelik kasıtlı bir tahriktir. Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini hedef alan, Kudüs’ün tarihî ve hukukî statüsünü yok sayan bu kural tanımazlık asla kabul edilemez. Netanyahu ve çetesi derhal durdurulmalı, uluslararası toplum sözle yetinmeyerek İsrail’in saldırganlığını önleyecek somut tedbirleri hayata geçirmelidir. Kudüs ve Mescid-i Aksa sahipsiz değildir. Başkenti Kudüs olan, nehirden denize özgür bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mazlum Filistin halkının yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz."
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Netanyahu'nun başında olduğu soykırım şebekesinin üyelerinden birinin Mescid-i Aksa'ya dönük saygısızlığını lanetliyoruz. Mescid-i Aksa'nın hukukunun ve tarihsel statüsünün korunması tüm insanlığın sorumluluğudur" ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise baskını "kutsal değerlere, bölgesel huzura ve insanlık vicdanına yönelmiş açık bir saldırı" şeklinde nitelendirdi. Duran, uluslararası toplumu İsrail’in sistematik tahriklerine karşı sessiz kalmamaya ve somut adımlar atmaya çağırdı.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, işgalci anlayışın kutsal mekanlara sirayet ettiğini belirterek, "Bir İsrail bakanının, yanındaki aşırılık yanlısı güruhla birlikte, güvenlik güçlerince fiilen korunarak Mescid-i Aksa'ya girmesi, provokasyonun artık devlet politikasına dönüştüğünün itirafıdır. Mescid-i Aksa münhasıran Müslümanlara aittir ve bu gerçek ne işgalle ne de sahada yaratılan oldubittilerle değiştirilemez. Netanyahu hükümetinin bu provokasyonları sürdürmesi, uluslararası hukuku bilerek çiğnediğinin göstergesidir. Sessiz kalmak, bu ihlallere ortak olmaktır" açıklamasını yaptı.
8 ÜLKEDEN İSRAİL’E ORTAK MUHTIRA VE KINAMA
Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılması, çadır kurulması ve kitlesel baskınların sürdürülmesi üzerine 8 ülkeden tarihi bir ortak diplomatik hamle geldi. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün Dışişleri Bakanları ortak bir basın deklarasyonu yayınladı.
8 ülkenin ortak açıklamasında şu ifadeler vurgulandı:
"Türkiye Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya Cumhuriyeti, Katar Devleti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'te İsrail'in neden olduğu tırmanmayı, özellikle aşırılıkçı İsrailli bakanların öncülüğünde ve İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında yerleşimcilerin Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'e yönelik devam eden kitlesel baskınlarını, Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'in avlusunda İsrail bayrağı açılmasını, İsrail polisi tarafından iki çadır kurulmasını ve diğer tüm tahrik edici eylemleri en güçlü biçimde kınamaktadır. Bakanlar, bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statükosunun açık ihlalini teşkil ettiğini vurgulamaktadır."