Kabine Toplantısı sona erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan toplantısı sonrası önemli açıklamalar
Bugün gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulunuyor.
Kabine Toplantısı sona erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan toplantısı sonrası önemli açıklamalar: Bugün gerçekleştirilen Kabine Toplantısı milyonlarca vatandaş tarafından merakla bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında saat 15.20'de toplanan Kabine sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısında alınan önemli kararları açıklıyor.
Bugün gerçekleştirilen rutin Kabine toplantısı az önce sona erdi. Milyonların gözü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacak açıklamalarda. Yapılan bu kabine toplantısında borç yapılandırma paketi ile ilgili önemli konular görüşüldü. 2022 yılının son gününe kadar yani 31 Aralık tarihine kadar devlete olan tüm borçların yeniden yapılandırılması konusunda görüşmeler yapıldı. Pakette vergi ve sigorta primi borçları adli ve idari cezalar da yer aldı. İşletmelere de matrah arttırımı, stok ve kasa affı imkanı tanınacak.
İşte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları..
"Aziz milletim sizleri en kalpten duygular ile selamlıyorum. Mübarek üç ayların sorgulama, yenilenme fırsatı olmasını Allah'tan istiyorum. Ramazan-ı şerife yaklaştığımız 3 aylarda, kadir gecelerini şimdiden tebrik ediyorum.
MECLİS GEREKEN ÇOĞUNLUĞU SAĞLAMAZSA..
Bilindiği gibi cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin normal tarihi 18 Haziran'dı. Ancak bu tarihi güncelleme ihtiyacı duyuldu. Bu nedenle yaptığımız çalışmalarda 14 Mayıs Pazar tarihinin en uygun tarih olduğunu düşündük. Meclisimiz gereken çoğunluğu sağlamazsa, Cumhurbaşkanı olarak biz süreci başlatacağız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 seçim tarihini açıkladı!
Gelecek Partisi HDP ile ortak bir aday çıkarma konusuna yeşil ışık yaktı!
ÜLKEMİZİN DÜNYANIN MÜREFFEH SEVİYESİNE ÇIKMASINI HEDEFLİYORUZ
Bu güncellemenin milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Yapılacak olan seçim cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin birlikte seçilmesini sağlayan ikinci seçim olacaktır. Bu seçim dönemini milletimiz yeni bir fırsata çevirmenin gayreti içerisinde olduğumuzu belirtmek isteriz. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında ülkemizi dünyanın müreffeh ülkeler seviyesine çıkmasını hedefliyoruz.
TÜRKİYE'NİN GÜÇLÜ DURUŞUNU KABUL ETMEK İSTEMEYENLER OLACAKTIR
Küresel siyaset ve ekonomi düzeninin krizlerle sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye'nin güçlü duruşunu kabul etmek istemeyenler olacaktır. Eser ve hizmet alt yapısı sağlam, askeri ve teknolojik imkanları olan Türkiye'yi kabul etmeyenler sonuna kadar direnecektir.
Fakat biz istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkabileceğimizi cümle aleme kanıtladık. Geçmişte krizler içinde boğulan Türkiye'den, krizleri fırsata çeviren bir Türkiye haline getirdik. Siyasetimiz, geçmişle kıyas edilmeyecek bir olgunluk seviyesine ulaştı. Ekonomimiz, küresel operasyonlara rağmen, dünyanın takdirini kazanan bir yere geldi. Hamd olsun, potansiyelimiz ve imkanlarımız hepsinin üstesinden gelecek imkanlara sahiptir.
İSLAM'LA MÜŞERREF KUR'AN-I KERİM AYDINLIĞI
Şu anda üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir diğer konu; İsveç'in NATO üyeliği başvurusuyla başlayan ve bir esfeli safilinin mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim mushafını yakmasına kadar varan hadiselerdir.
İslam dini, peygamber efendimizin vasıtasıyla ilk müjdelendiği günden beri Ebu Cehil'in sembolü olan pek çok saldırının, alçaklığın hedefi olmuştur. İslam'la müşerref olarak Kur'an-ı Kerim'in aydınlığına kavuşmak bir nasip işidir.
HİÇ KİMSE BİREYİN KUTSALLINI AŞAĞILAMAK ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİP DEĞİLDİR
İnsan hak ve özgürlüklerin çok basit tanımı vardır. Bireyin hak ve özgürlüklerin sınırı diğer insanların hak ve özgürlüklerin başladığı yere kadardır. Hiçbir birey ne Müslümanların ne diğer inanç sahibi insanların kutsallarını aşağılamak özgürlüğüne sahip değildir.
Nefret ve ayrımcılık suçundan ağır yaptırımlara tabi bu ülke bizce de yerinde yaklaşımdır. İsveç'teki çirkin eylem en başta Müslümanlar olmak üzere insan hak ve özgürlüklerine saygı duyan herkese yapılmış bir hakarettir.
Bu alçak saldırının Türkiye büyükelçiliğinin önünde gerçekleşmesi bizim açımızdan milli mesele haline dönüştürüyor. Bu zihniyet uzunca süredir eli kanlı terör örgütlerine kucak açmayı da demokrasi kılıfıyla meşrulaştırmaya çalışıyor.
İSVEÇ NATO'DA BİZDEN DESTEK BEKLEMESİN
Milyarlarca Müslüman'ın inancıyla birlikte 85 milyon Türk vatandaşın manevi şahsiyetine saldıran bu zihniyetin asırlardır bir arpa boyu yol alınmadığının şahididir.
Bu sapkınlığı teşvik edenler, göz yumanlar hiç şüphesiz sonuçlarını da hesap etmişlerdir. Senin güvenlik güçlerin, polisinin koruması altında bu ihaneti, namussuzluğu, alçaklığı, adiliği yapacak, onların korumasıyla biz Müslümanlara ne yaptık diyecekler.
Böyle bir kepazeliğin yaşanmasına sebebiyet verenlerin NATO'ya başvuru konusunda artık bizden herhangi bir destek beklememesi gerektiği açık ven ettir. Terör örgütlerinde caddelerinizde, sokaklarınızda cirit attıracaksınız ondan sonra bizden NATO'ya girmesi için destek bekleyeceksiniz.
Yok böyle bir şey. Madem bu kadar seviyorsunuz, koruyorsunuz, öyleyse ülkelerinin savunmalarını emanet etmeleri tavsiyesinde bulunuyorum." ifadelerine yer verdi.