Mekke Savunma İttifakı'nda yeni aşama! Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye İHA mesajı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Savunma İttifakı Anlaşması'nda uygulama aşamasına geçildiği açıklandı.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Savunma İttifakı Anlaşması'nda uygulama aşamasına geçildiği açıklandı. Suudi analist Dr. Ahmed eş-Şehri, ittifakın kurumsal yapısının tamamlandığını belirterek Türkiye'nin insansız hava araçları alanındaki tecrübesine ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğine ilişkin yeni açıklamalar geldi. Suudi siyasi analist ve stratejist Dr. Ahmed eş-Şehri, ağustos ayında imzalandığını belirttiği Mekke Savunma İttifakı Anlaşması kapsamında sahada fiili faaliyetlerin başladığını ifade etti.
Riyad'da 5 Ekim'de gerçekleştirilen toplantının ardından ittifakın uygulama sürecine ilişkin ayrıntıları paylaşan eş-Şehri, askeri iş birliğinin yanı sıra istihbarat, lojistik, siber güvenlik ve teknoloji transferinin de gündemde olduğunu bildirdi.
Suudi Arabistan Türkiye'nin İHA tecrübesini istiyor
Dr. Ahmed eş-Şehri, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinde Türkiye'nin insansız hava araçları alanındaki birikimine dikkat çekti. İHA teknolojilerinin modern savaşlarda önemli rol üstlendiğini belirten eş-Şehri, bu tecrübenin Suudi Arabistan'a aktarılmasını istediklerini söyledi.
Türkiye'nin savunma sanayisindeki deneyiminin ittifak açısından önem taşıdığını ifade eden Suudi analist, şu açıklamayı yaptı:
"İnsansız hava araçları bugün bütün savaşlarda önemli bir unsur haline geldi. Hatta savaşın seyrini değiştiren unsurun çoğu zaman bunlar olduğunu söyleyebiliriz. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta bile insansız hava araçları belirleyici bir fark yaratıyor. Bu nedenle Türkiye'nin tecrübesini Suudi Arabistan'a aktarmasına ihtiyacımız var."
Mekke Savunma İttifakı'nda sahada faaliyet aşamasına geçildiği açıklandı
Eş-Şehri, anlaşmanın ardından geçen yaklaşık iki aylık süreçte kurumsal yapılanmanın tamamlandığını ileri sürdü. İttifakın genel sekreterinin atandığını ve merkezinin oluşturulduğunu aktardı.
5 Ekim'de Riyad'da yapılan toplantının ardından fiili faaliyet aşamasına geçildiğini belirten eş-Şehri, çalışmaların Suudi Arabistan'ın güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiğini söyledi.
İttifakın yalnızca askeri birliklerin ortak hareket etmesiyle sınırlı olmadığını ifade eden analist, mühimmat paylaşımı, istihbarat, lojistik destek, siber güvenlik, teknoloji transferi ve medya alanlarında da iş birliğinin öngörüldüğünü bildirdi.
Hakan Fidan'dan ortak savunma anlaşmasına ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, konuya ilişkin değerlendirmesinde Mekke Anlaşması'nın savunma amaçlı olduğunu belirtmişti.
Türkiye'nin başka bir ülkeye saldırmak amacıyla asker göndermeyeceğini vurgulayan Fidan, anlaşmanın kapsamını şu sözlerle anlatmıştı:
"Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak"
Üç ülkenin genelkurmay başkanları arasında doğrudan iletişim planlanıyor
Dr. Ahmed eş-Şehri, savunma ittifakının bürokratik süreçleri kolaylaştıracağını ve üye ülkeler arasındaki bilgi paylaşımını artıracağını belirtti.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın genelkurmay başkanları arasında doğrudan iletişim kanalları kurulmasının öngörüldüğünü aktaran eş-Şehri, savunma bakanlıkları arasında da daha kapsamlı bilgi paylaşımı yapılacağını ifade etti.
İttifakın hukuki altyapısına da değinen analist, ülkelerin kendi mevzuatlarına göre hareket edeceğini söyledi. Türkiye ve Pakistan'da yurt dışına asker gönderilmesine ilişkin parlamenter onay süreçlerinin dikkate alınacağını bildirdi.
Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırıları gündemde
Üçlü savunma iş birliğine ilişkin açıklamalar, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarının gündemde olduğu dönemde yapıldı.
Dr. Ahmed eş-Şehri, ittifakın bu tür güvenlik tehditlerine karşı ortak savunma mekanizması olarak tasarlandığını belirtti. Yapının saldırı amacı taşımadığını, üye ülkelerin güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini ifade etti.