Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde 314 dosyalık soruşturma: Kamu zararı 330 milyon TL olarak hesaplandı
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada 314 ihale ve doğrudan temin dosyasının incelenmesiyle başlayan süreç yeni operasyona uzandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada 314 ihale ve doğrudan temin dosyasının incelenmesiyle başlayan süreç yeni operasyona uzandı. Bilirkişi raporunda incelenen 13 ihale ve 63 doğrudan temin işleminden kaynaklanan kamu zararının 330 milyon 945 bin 227,47 TL olduğu hesaplanırken, teklif veren 51 firma sahibinden 34’ü dosyalardaki kaşe ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etti. Bugünkü operasyon kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi.
Soruşturma 314 dosya üzerinden genişletildi
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında belediyedeki ihale ve doğrudan temin işlemleri, şirket bağlantıları ve para hareketleri incelemeye alındı.
Sürecin önemli aşamalarından biri 11 Mart 2026’da belediye yerleşkesinde gerçekleştirilen aramalar oldu.
Aramalarda MERMET Otomotiv, Serhat Çınar İnşaat, Çukurova Ses Organizasyon ve DCA Tanıtım Organizasyon isimli şirketlerin belediyeden aldığı toplam 314 ihale ve doğrudan temin dosyasına el konuldu.
Dosyalar ayrıntılı şekilde incelenmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderildi.
13 ihalede mevzuata aykırı işlemler tespit edildi
Muhasebat Genel Müdürlüğünce hazırlanan 14 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunda, incelenen dosyalardan 13 ihalede mevzuata aykırı işlemler bulunduğu belirtildi.
Bunların 7’sinin Özel Kalem Müdürlüğü, 5’inin Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, birinin ise Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirildiği kaydedildi.
Rapora göre bazı teknik şartnamelerin belirli marka veya modellere göre düzenlendiği tespit edildi. Firmalardan teklifler alınmasına karşın bazı ihalelere yalnızca tek firmanın katıldığı, yaklaşık maliyet belirlenirken en uygun fiyatı sunan firmanın ihaleye davet edilmediği ve bazı şirketlerin geçici teminat gerekçesiyle ihale dışında bırakıldığı belirtildi.
Bu işlemler bilirkişi raporunda mevzuata aykırılık tespitleri arasında sıralandı.
Doğrudan temin dosyalarında dikkat çeken tespitler
İnceleme yalnızca ihale dosyalarıyla sınırlı kalmadı. Toplam 63 doğrudan temin dosyası da bilirkişi tarafından değerlendirildi.
Raporda, ihale yöntemiyle yapılması gereken bazı alımların parçalara ayrılarak doğrudan temin yöntemine çevrildiği tespitine yer verildi.
Yasal limitlerin üzerinde doğrudan temin işlemleri gerçekleştirildiği, bazı teknik şartnamelerde marka belirtildiği ve araç kiralama işlemlerinin bir bölümünde faturaların dosyalara konulmadığı da rapora yansıdı.
Bilirkişi, incelemeye konu edilen 13 ihale ve 63 doğrudan temin işleminin mali boyutunu da hesapladı.
Kamu zararı 330 milyon 945 bin TL olarak hesaplandı
Bilirkişi raporuna göre incelenen işlemlerden kaynaklanan toplam kamu zararı 330 milyon 945 bin 227,47 TL olarak belirlendi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında ise yalnızca ihale süreçleri değil, bu ihalelerde teklif veren şirketler ve teklif belgelerinin hazırlanma şekli de araştırılmaya başlandı.
Mersin İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü tarafından 314 ihale ve doğrudan temin dosyası üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde, teklif verdiği görülen 51 firma sahibinin ifadesine başvuruldu.
Bu ifadeler soruşturmanın dikkat çeken yeni bir boyutunu ortaya çıkardı.
34 firma sahibi “Kaşe ve imza bize ait değil” dedi
İfadesi alınan 51 firma sahibinden 34’ünün, ihale dosyalarında kendi şirketleri adına bulunan teklifler üzerindeki kaşe ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan ettiği bildirildi.
Bu beyanların ardından tekliflerin nasıl oluşturulduğunun belirlenmesi amacıyla ayrıca inceleme başlatıldı.
Soruşturma makamları, ihalelerde rekabet görüntüsü oluşturmak amacıyla üçüncü şirketlere ait bilgilerin kullanılıp kullanılmadığını araştırmaya başladı.
Tanık ve bilgi sahibi sıfatıyla alınan bazı ifadelerde ise kimi ihale ve doğrudan teminlerin önceden belirlenen şirketlere yönlendirildiği ileri sürüldü.
Yaklaşık maliyet, piyasa araştırması ve teklif süreçlerinin belirli kişiler tarafından koordine edildiği, ihaleyi alması planlanan şirketin yanında “yan teklif” verecek firmaların da organize edildiği yönünde beyanlar dosyaya girdi.
“Yan teklif” için belge verildiği iddiası
Bir bilgi sahibinin ifadesi soruşturmadaki “yan teklif” iddiasının ayrıntılarından birini oluşturdu.
Bilgi sahibi, belediyenin gerçekleştireceği bir organizasyon hizmeti alımında kendisinden şirketi üzerinden “yan teklif” sunmasının istendiğini öne sürdü.
Bunun için belediyenin satın alma biriminden temin edildiği belirtilen bir sayfalık teklif mektubu ile beş sayfalık teknik şartnamenin kendisine verildiğini beyan etti.
Söz konusu kişi, elindeki belgelerin örneklerini de soruşturma makamlarına teslim etti.
İfadenin ardından ihalelerde gerçek bir rekabet süreci bulunup bulunmadığının ve tekliflerin hangi kişiler tarafından hazırlandığının belirlenmesine yönelik incelemeler genişletildi.
İlk operasyon öncesi bilgi sızdırıldığı iddiası
Aynı bilgi sahibinin 11 Mart 2026’daki ilk operasyonla ilgili beyanları da soruşturma dosyasına girdi.
İfadeye göre belediyede yapılacak aramalara ilişkin bilgiler bir şirket yetkilisine önceden aktarıldı.
Farklı şirketlere ait kaşe, belge ve teklif mektuplarının ortadan kaldırılması yönünde uyarıda bulunulduğu da ileri sürüldü.
Bazı kişilerin kullandıkları SIM kartlarını farklı telefonlara taktıkları yönündeki beyanlar da soruşturma makamlarına iletildi.
Bu iddiaların doğruluğunun belirlenmesine yönelik incelemelerin dosya kapsamında sürdürüldüğü bildirildi.
İmar A.Ş. işlemleri de mercek altında
Soruşturma belediyenin iştirak şirketi İmar A.Ş.’ye ilişkin işlemlere de genişletildi.
Bilgi sahibi ifadelerinde otoparklardan elde edilen nakit gelirlerin muhasebe sistemine eksik işlendiği ileri sürüldü.
Reklam alanlarının işletilmesinde bazı şirketlere menfaat sağlandığı, araç kiralama ve personel hizmetlerinde gerçek maliyet ile belediyeye bildirilen bedeller arasında fark oluşturulduğu da iddialar arasında yer aldı.
Bazı belediye taşınmazlarının piyasa değerinin altında üçüncü kişilerin kullanımına verildiği yönündeki beyanlar da incelemeye alındı.
Bu iddialar, soruşturmanın ihale dosyalarının dışına çıkarak belediye iştiraklerinin gelir ve gider hareketlerine kadar genişlemesine neden oldu.
Belediye yöneticileri ile şirketlerin ilişkileri araştırılıyor
Makine İkmal, Kültür ve Sosyal İşler ile diğer belediye birimlerinde gerçekleştirilen ihaleler de inceleme kapsamına alındı.
Bazı belediye yöneticileri ile belediyeden ihale alan şirketler arasındaki mali ve ticari ilişkilerin araştırıldığı belirtildi.
Belirli şirketlerin farklı yıllarda belediyeden çok sayıda ihale aldığı, bazı harcama yetkililerinin sorumluluğunda gerçekleştirilen işlemlerde de bilirkişi tarafından usulsüzlük tespitleri yapıldığı bildirildi.
Soruşturma makamları bu bağlantıların mali boyutunu belirleyebilmek amacıyla farklı inceleme yöntemlerine başvurdu.
5 şüphelinin iletişimi denetlendi
Soruşturma kapsamında 5 şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135’inci maddesi uyarınca iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandı.
Aynı kişilerin ve birinci derece yakınlarının mali hareketleri de araştırmaya dahil edildi.
Bu kapsamda MASAK verileri ile HTS kayıtlarının incelenmesine yönelik çalışmalar başlatıldı.
Amaç, belediye ihaleleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketler, belediye yöneticileri ve diğer şüpheliler arasındaki mali ve iletişim bağlantılarının ortaya çıkarılması olarak belirtildi.
Nakit paraların avro ve altına çevrildiği iddiası
Tanık ifadelerinde soruşturmanın para trafiğine ilişkin dikkat çekici iddialar da yer aldı.
Bazı ihale gelirlerinden kaynaklandığı ileri sürülen nakit paraların belirli kişiler üzerinden aktarıldığı öne sürüldü.
Bu paraların kuyumcu ve döviz bürolarında avro ve altına çevrildiği, bazı nakit teslimlerin ise araçların içerisinde gerçekleştirildiği iddia edildi.
Söz konusu anlatımlar henüz soruşturma kapsamında incelenen iddialar arasında bulunuyor.
Beyanların doğruluğunun ortaya çıkarılması amacıyla mali kayıtlar, banka hareketleri ve bağlantılı para transferleri üzerindeki incelemelerin sürdüğü belirtildi.
Hayvan barınağından süt dağıtımına yeni dosyalar inceleniyor
Başsavcılık soruşturmanın kapsamını belediyenin başka mal ve hizmet alımlarına da genişletti.
Hayvan barınağı, ilaç ve mama alımları, eğitim hizmetleri, süt dağıtımı ve çeşitli mal ve hizmet alımlarına ilişkin ihale ve doğrudan temin dosyaları incelemeye alındı.
Bu işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin Kamu İhale Kurumu, belediye, belediye iştirakleri, Gelir İdaresi Başkanlığı ve SGK’dan temin edildiği belirtildi.
Yeni dosyalara ilişkin bilirkişi incelemelerinin henüz devam ettiği bildirildi.
Dolayısıyla bu işlemlere ilişkin nihai bilirkişi değerlendirmeleri henüz tamamlanmış değil.
Vahap Seçer hakkında adli işlem başlatıldı
Soruşturmanın son aşamasında bugün yeni bir operasyon gerçekleştirildi.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi.
Paylaşılan bilgilendirmede Vahap Seçer hakkında başlatılan adli işlemin niteliğine, gözaltı durumuna veya kendisine yöneltilen somut suçlamaların ayrıntılarına ilişkin ayrıca bilgi verilmedi.
Bu nedenle mevcut bilgiler, Seçer’in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldığıyla sınırlı bulunuyor.
Soruşturma çok yönlü devam ediyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma, ilk aşamada el konulan 314 ihale ve doğrudan temin dosyasından belediye iştiraklerine, şirket bağlantılarından para hareketlerine kadar geniş bir alanda sürdürülüyor.
Bilirkişi tarafından incelenen 13 ihale ve 63 doğrudan temin işleminde toplam 330 milyon 945 bin 227,47 TL kamu zararı hesaplanırken, 51 firma sahibinden 34’ünün dosyalardaki kaşe ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemesi üzerine teklif süreçleri de ayrı bir incelemenin konusu haline geldi.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında ihale ve doğrudan temin süreçlerindeki usulsüzlük iddialarının, kamu zararının gerçek boyutunun, teklif belgelerinin hazırlanma şeklinin, belediye yöneticileri ile şirketler arasındaki mali ilişkilerin ve bağlantılı para hareketlerinin araştırılmasına devam edilecek.