Rahşan Ecevit hayatını kaybetti!
Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden merhum Başbakan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit tedavi gördüğü GATA'da 97 yaşında hayatını kaybetti.
26 Aralık 2019'da Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (GATA) tedavi altına alınan Rahşan Ecevit, bir gün sonra genel durumunun bozulması nedeniyle dahiliye servisi yoğun bakım kliniğine kaldırıldı. Rahşan Ecevit, çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Cenaze töreninin pazar günü yapılması bekleniyor.
Sadece siyasi hayatıyla değil aynı zamanda sanatçı kişiliğiyle de ön plana çıkan Rahşan Ecevit'in hayatı ile ilgili bilinmeyenler...
Türk siyasetini en önemli figürlerinden eski Başbakan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit (doğum adıyla Zekiye Rahşan Aral); 1923 yılında Bursa'da doğşmuş ressam yazar ve siyasetçidir.
Ressam, yazar ve siyasetçi kimliği ile tanınan Rahşan Ecevit, Demokratik Sol Parti ile Demokratik Sol Halk Partisi'nin kurucusu ve ilk başkanlığını üstlendi.
Selanik'ten Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine yerleşen bir ailenin çocuğu olan Rahşan Ecevit, Robert Koleji'nden mezun oldu. İyi derecede İngilizce bilen Rahşan Ecevit, aynı okulda okuduğu Bülent Ecevit ile 1946'da evlendi.
Bülent Ecevit'in ölümüne kadar eşinin yanından hiç ayrılmayan Rahşan Ecevit'in eşine duyduğu sevgisi de en az siyasi yaşantısı kadar çok konuşuldu.
Şair kimliği ile de bilinen Bülent Ecevit, eşi Rahşan Ecevit'e sevgisini ona yazdığı "El ele büyüttük sevgiyi" şiiriyle anlatmıştı.
Bülent Ecevit, eşine olan sevgisini "gökler gibi sardı dünyayı/yağmur gibi sızdı dünyaya/dünya kadar oldu sevgimiz. El ele büyütüp el ele derdik/ El ele derip insana verdik/verdikçe çoğalan sevgimizi" dizeleriyle anlatmıştı.Rahşan Ecevit, Kadir Çelik'in yazdığı "Rahşan Ecevit Anlatıyor: Bülent'imle Bir Ömür" kitabında eşi Bülent Ecevit ile evliliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu:
"Evet biz mutlu olduk. Bir de şöyle düşünüyorum. Yani çok sıkıntılı günler geçirdik, siyasi açıdan zor günler geçirdik. Mitinglerimize gelince büyük tehlikeler atlattık mitinglerimizde falan. Yani üstümüze silahlar çevrildi, taşlar atıldı, sopalar kullanıldı falan filan ama hep mutlu olduk."