Rojin Kabaiş dosyasında dikkat çeken telefon ayrıntısı! Kayıp olduğu akşamdaki 1 saat mercek altında

Rojin Kabaiş dosyasında dikkat çeken telefon ayrıntısı! Kayıp olduğu akşamdaki 1 saat mercek altında

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada cep telefonu kayıtları yeniden gündeme geldi.

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada cep telefonu kayıtları yeniden gündeme geldi. Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, genç kızın kaybolduğu 27 Eylül 2024 günü 19.04 ile 20.03 arasında telefonda herhangi bir veri akışı tespit edilmediğini açıkladı. Karabulut, olayın bu zaman aralığında gerçekleşmiş olabileceğini öne sürerken, 20.03'ten ertesi sabah 09.00'a kadar kaydedilen internet hareketliliğinin de araştırılması gerektiğini belirtti. Bunların avukatın soruşturmaya ilişkin iddia ve değerlendirmeleri olduğu, henüz kesinleşmiş adli bulgular olarak değerlendirilemeyeceği önem taşıyor.

Rojin Kabaiş soruşturmasında telefondaki 1 saatlik kesinti dikkat çekti

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kayboldu.

Genç öğrenciyi bulabilmek amacıyla başlatılan çalışmalar günlerce devam etti. Aramaların 18'inci gününde Kabaiş'in cansız bedeni Van Gölü kıyısında bulundu.

Aradan geçen süreye rağmen ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasına yönelik soruşturma devam ederken, dosyadaki telefon kayıtları ve adli incelemeler kamuoyunun yakından takip ettiği başlıklar arasında bulunuyor.

19.04 ile 20.03 arasındaki zaman dilimi neden önemli?

Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut'un açıklamasına göre Rojin Kabaiş'in telefonunda, kaybolduğu gün 19.04 ile 20.03 arasındaki yaklaşık bir saat boyunca veri hareketliliği görülmedi.

Karabulut, bu zaman diliminin soruşturma bakımından özellikle incelenmesi gerektiği görüşünde.

Avukat, Kabaiş'in kaybolduğu noktaya ulaşmadan önce telefon üzerinden görüşmeler gerçekleştirdiğini, bu iletişimin WhatsApp veya Instagram gibi internet tabanlı uygulamalar aracılığıyla yapılmış olabileceğini ifade etti.

Karabulut, yaklaşık bir saatlik kesintiden hareketle “Ne olduysa o esnada olduğu kanaatindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Ancak söz konusu zaman aralığında Rojin Kabaiş'e tam olarak ne olduğunun adli makamlar tarafından kesinleştirildiğine ilişkin kamuoyuna açıklanmış bir sonuç bulunmuyor.

Saat 20.03'ten sonra internet hareketliliği tespit edildiği belirtildi

Dosyadaki en dikkat çekici iddialardan biri, bir saatlik kesintinin ardından telefonun yeniden veri üretmesiyle ilgili.

Karabulut'un aktardığına göre 20.03'ten ertesi sabah saat 09.00'a kadar Rojin Kabaiş'in internet bağlantısıyla ilişkili veri akışı tespit edildi.

Aile avukatı, bu hareketliliğin Rojin dışındaki kişiler tarafından oluşturulmuş olabileceğini öne sürüyor.

Karabulut, genç kızın telefonunun kendisinde olması durumunda gece boyunca kendisini arayan kişilere dönüş yapabileceği görüşünden hareketle, cihazın başka kişilerin elinde bulunmuş olabileceğini iddia etti.

Bu iddia soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gereken bir olasılık niteliğinde. Telefonu başka bir kişinin kullandığının kesin olarak belirlendiğine ilişkin açıklanmış bir adli sonuç bulunmuyor.

Rojin Kabaiş'in telefonu neden açılamadı?

Soruşturmanın kilit noktalarından birini Kabaiş'in cep telefonu oluşturuyor.

Karabulut'un verdiği bilgilere göre cihazın şifresinin çözülmesi ve içerisindeki verilere erişilmesi için teknik çalışmalar yürütüldü. Telefonun İspanya ve Çin'e gönderilmesine rağmen cihazın tamamen açılamadığı belirtildi.

Telefonun çözülebilmesi halinde genç öğrencinin son görüşmeleri, mesajlaşmaları, uygulama hareketleri ve kaybolmadan hemen önce kimlerle iletişim kurduğuna ilişkin daha ayrıntılı verilere ulaşılması umut ediliyor.

Bu nedenle cihazdan elde edilebilecek yeni dijital bulgular, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek başlıklardan biri olarak görülüyor.

DNA incelemelerinde son durum ne?

Rojin Kabaiş dosyasındaki bir diğer kritik başlık ise DNA incelemeleri.

Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesinin 10 Ekim 2025 tarihli raporuna ilişkin aktarılan bilgilere göre Kabaiş'in vücudunun farklı bölgelerinde iki erkeğe ait olduğu belirtilen DNA örnekleri tespit edildi.

Aile avukatı Karabulut, soruşturma kapsamında bugüne kadar 500'ün üzerinde, yaklaşık 600 kişiden DNA örneği alındığını ve yapılan karşılaştırmalarda eşleşme elde edilemediğini söyledi.

Karabulut ayrıca savcılığın DNA incelemelerinin kapsamını 2 bin 500'ün üzerinde kişiye kadar genişletmeyi hedeflediğini aktardı.

DNA örneklerinin kime ait olduğunun belirlenmesi, dosyanın aydınlatılması açısından en önemli araştırma alanlarından biri olmayı sürdürüyor.

Aile avukatı dosyanın JASAT'a devredilmesini istedi

Kabaiş ailesinin avukatı soruşturmanın yürütülme biçimine ilişkin yeni bir talepte de bulundu.

Karabulut, dosyanın emniyetten alınarak Jandarma Suç Araştırma Timine (JASAT) devredilmesini talep ettiklerini açıkladı.

Aile tarafı, özellikle faili meçhul olayların araştırılmasında kullanılan yöntemler nedeniyle JASAT'ın dosyada çalışma yürütmesini istiyor.

Talebin soruşturma makamlarınca nasıl değerlendirileceğine ilişkin süreç ise devam ediyor.

Van Gölü'ndeki deniz araçlarının incelenmesi talep edildi

Soruşturmadaki yeni talepler yalnızca telefon ve DNA incelemeleriyle sınırlı değil. Ailenin avukatı, olay tarihinde Van Gölü'nde bulunan deniz araçlarının da araştırılmasını istedi.

Karabulut, Rojin Kabaiş'in bir kara aracıyla başka bir noktaya götürülmüş ve ardından göle bırakılmış olabileceğini düşündüklerini söyledi.

Bu senaryonun da aile avukatının ileri sürdüğü bir ihtimal olduğu, soruşturma makamlarının bu yönde kesinleşmiş bir tespit açıklamadığı belirtilmeli.

Talep doğrultusunda olay tarihindeki tekne ve diğer deniz araçlarının hareketlerinin araştırılması isteniyor.