Şahbaz Şerif’ten Mekke Ortak Savunma Anlaşması Mesajı: “Herhangi Bir Ülkeye Karşı Değil”
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, BM 81. Genel Kurulu’nda Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını söyledi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, BM 81. Genel Kurulu’nda Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını söyledi. “Savunma, istikrar ve bölgesel barışa yönelik kolektif bir taahhüttür” diyen Şerif; Hürmüz ve Babülmendep boğazlarından Gazze’ye, Hindistan ile ilişkilere ve bölgedeki çatışmalara kadar birçok başlıkta mesaj verdi.
Şahbaz Şerif’ten Mekke Ortak Savunma Anlaşması Mesajı
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada bölgesel güvenlik ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şerif’in konuşmasındaki dikkat çeken başlıklardan biri, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu.
Pakistan’ın barışa bağlı olduğunu belirten Şerif, anlaşmanın belirli bir devleti hedef aldığı yönündeki değerlendirmelere karşı çıktı.
Şerif şu ifadeleri kullandı:
“Bu ittifak herhangi bir ülkeye karşı değildir; savunma, istikrar ve bölgesel barışa yönelik kolektif bir taahhüttür, başka bir şey değil”
Erdoğan da Benzer Bir Açıklama Yapmıştı
Şahbaz Şerif’in açıklaması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anlaşmaya ilişkin daha önce verdiği mesajla benzerlik gösterdi.
Erdoğan, Newsweek’e yaptığı açıklamada Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın İran, İsrail veya başka bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir yapı olarak değerlendirilmesine karşı çıkmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söylemişti:
“Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir.”
Böylece hem Ankara hem de İslamabad yönetimleri, üçlü savunma mekanizmasının belirli bir ülkeye karşı oluşturulmadığı yönündeki tutumlarını dile getirmiş oldu.
Hürmüz ve Babülmendep İçin Kritik Vurgu
Şahbaz Şerif konuşmasında uluslararası deniz ticaretinin kritik geçiş noktaları arasında bulunan Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı üzerinde de durdu.
ABD ile İran arasındaki çatışmaların uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerine değinen Pakistan Başbakanı, iki boğazın küresel ekonomi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Şerif, “Hürmüz Boğazı ve Babülmendep, küresel ekonominin can damarlarıdır ve açık kalmalıdır. Ülkeleri birbirine bağlamalı, çatışmaların kilit noktaları haline gelmemeli” dedi.
Mekke’ye Yönelik Saldırı Girişimini Kınadı
Pakistan Başbakanı, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’ın Mekke kentine yönelik insansız hava aracı saldırısı girişimlerini de gündemine aldı.
Söz konusu girişimleri kınayan Şerif, Mekke’yi hedef alan bir saldırıyı “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi ve Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğunu belirtti.
Şerif, “Hiçbir Müslüman böylesine çirkin bir suç işlemeyi düşünemez. Pakistan, tarihte her zaman olduğu gibi kardeş Suudi Arabistan halkıyla tam dayanışma içindedir” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirmeler, Pakistan Başbakanı’nın saldırı girişimine ilişkin siyasi tutumunu yansıtıyor.
ABD ve İran İçin Müzakere Mesajı
Şahbaz Şerif, Pakistan’ın ABD ile İran arasındaki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerine de değindi.
İslamabad’ın tarafları müzakereler kapsamında bir araya getirmek için çaba gösterdiğini belirten Şerif, çatışmaların yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmadığını savundu.
Şerif, “Maalesef çatışma Körfez’i ve daha geniş Orta Doğu coğrafyasını etkisi altına aldı. Kıymetli hayatlar kaybedildi, ekonomiler zarar gördü, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere kritik denizcilik güzergahları ciddi baskı altına girdi” dedi.
Gazze İçin Hind Rajab ve Wafaa Akeela’yı Hatırlattı
Pakistan Başbakanı’nın BM kürsüsündeki konuşmasının bir diğer önemli bölümünü Gazze oluşturdu.
Şerif, İsrail’in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki eylemlerini eleştirirken Filistinli çocukların yaşadıklarına dikkat çekti.
Konuşmasında Hind Rajab ile Wafaa Akeela’nın ölümünü hatırlatan Şerif, Gazze’de dünyaya gelen çocukların diğer ülkelerdeki çocuklarla aynı geleceğe ve hayallere sahip olma hakkı bulunup bulunmadığını sordu.
Şerif, yaşanan ölümlerin uluslararası toplumun sessizliği ve eylemsizliğinin göstergesi olarak hatırlanacağını savundu.
Pakistan’dan İki Devletli Çözüm Mesajı
Şahbaz Şerif, Pakistan’ın Filistin meselesindeki tutumunu da BM kürsüsünden tekrarladı.
Pakistan’ın 1967 öncesi sınırları temelinde, başkenti Kudüs olan bağımsız, egemen, sürdürülebilir ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletini desteklediğini belirtti.
Şerif ayrıca İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırılarını kınayarak bölgede şiddetin sona ermesi çağrısında bulundu.
Hindistan ile Ateşkeste Trump’a Teşekkür
Şahbaz Şerif, konuşmasında Pakistan’ın Hindistan ile ilişkilerine de geniş yer ayırdı.
Pahalgam’daki terör saldırısının ardından iki ülke arasında yaşanan çatışmaları hatırlatan Şerif, Yeni Delhi’nin Pakistan’a yönelttiği suçlamaların İslamabad tarafından reddedildiğini belirtti.
Pakistan silahlı kuvvetlerinin verdiği karşılığı överken Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in adını da anan Şerif, “Cesur Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in liderliğindeki kahraman silahlı kuvvetlerimiz, hassasiyet ve profesyonellikle karşılık verdi” dedi.
Şerif ayrıca Mayıs 2025’teki ateşkes sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın rolüne ilişkin kendi değerlendirmesini aktararak Trump’a teşekkür etti. Trump’ın liderliğini öven Şerif, girişimin “yüz milyonlarca hayatı kurtardığını” savundu.
“Su Asla Bir Silah Olarak Kullanılmamalı”
Pakistan Başbakanı’nın Hindistan’a yönelik en dikkat çekici mesajlarından biri ise iki ülke arasındaki su kaynakları anlaşmazlığı konusunda geldi.
Şerif, Pakistan’ın suya erişiminin kısıtlanması veya nehirlerin yönünün değiştirilmesine yönelik herhangi bir girişimin İslamabad tarafından “savaş eylemi” olarak değerlendirileceğini söyledi.
Şerif şu ifadeleri kullandı:
“Su asla bir silah olarak kullanılmamalı. Nehirler ulusları beslemeli, onları bölmemeli. Bu nedenle Pakistan’ın suyunu kısıtlamaya, engellemeye veya başka yöne yönlendirmeye yönelik herhangi bir girişim savaş eylemi olarak değerlendirilecektir. Hindistan bu konuda hiçbir yanılgıya düşmemeli”
Bu ifadeler Pakistan hükümetinin su anlaşmazlığına ilişkin pozisyonunu ortaya koyarken, Şerif’in BM konuşmasındaki en sert Hindistan mesajlarından biri olarak öne çıktı.
Ankara ve İslamabad’dan Anlaşma İçin Ortak Vurgu
Erdoğan ve Şerif’in açıklamalarında öne çıkan ortak nokta, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın belirli bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olmadığı yönündeki mesaj oldu.
Erdoğan anlaşmayı “müşterek sorumluluğun bir ifadesi” olarak tanımlarken Şerif ise “savunma, istikrar ve bölgesel barışa yönelik kolektif bir taahhüt” ifadesini kullandı.
Her iki liderin açıklamaları, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın üçlü savunma mekanizmasının amacı konusunda kamuoyuna verdiği siyasi mesajları ortaya koydu.