Şanlıurfa’daki 5,4’lük deprem sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken uyarı: 4 bölgeyi işaret etti
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un fay hatlarına ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme geldi.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un fay hatlarına ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme geldi. Daha önce Bozova Fayı çevresindeki stres değişimlerine dikkat çeken Üşümezsoy, bundan sonraki süreçte Pamukkale Fayı’nı işaret etti. Üşümezsoy, Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattındaki fayın 6,5 ile 7 arasında deprem üretme potansiyeli bulunduğunu savundu.
Şanlıurfa 5,4 büyüklüğündeki depremle sarsıldı
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül’de saat 10.40’ta 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Yerin 7 kilometre derinliğinde kaydedilen sarsıntı Şanlıurfa’nın yanı sıra Diyarbakır, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya’nın da aralarında bulunduğu çevre illerde hissedildi.
Depremin ardından bölgede saha çalışmaları yürütülürken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un Şanlıurfa ve çevresindeki faylara ilişkin geçmişte yaptığı değerlendirmeler de yeniden gündeme taşındı.
Özellikle Atatürk Barajı’nın güneyinde bulunan faylar ve Bozova Fayı’na ilişkin daha önce dile getirdiği görüşler dikkat çekti.
Üşümezsoy daha önce Bozova Fayı’nı işaret etmişti
Üşümezsoy, 31 Mart 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaptığı değerlendirmelerde Atatürk Barajı’nın güney kesimindeki faylara dikkat çekmişti.
Pazarcık ve Elbistan depremlerinin ardından bölgedeki bazı faylarda gerilme oluşabileceğini savunan Üşümezsoy, özellikle Bozova Fayı çevresindeki stres birikiminin takip edilmesi gerektiğini belirtmişti.
Atatürk Barajı çevresindeki fayların konumuna ve büyük depremlerin ardından bölgede oluşabilecek stres değişimlerine işaret eden Üşümezsoy’un bu açıklamaları, Karaköprü’deki 5,4 büyüklüğündeki sarsıntının ardından yeniden gündeme geldi.
Bozova Fayı 55 kilometre uzunluğunda
Şanlıurfa’daki son depremin ardından dikkatlerin çevrildiği faylardan biri Bozova Fayı oldu.
Aktarılan bilgilere göre Bozova Fayı, 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası’nda 55 kilometre uzunluğunda sağ yanal doğrultu atımlı diri fay olarak tanımlandı.
Üşümezsoy’un geçmiş açıklamalarında Atatürk Barajı’nın güneyindeki fayları özellikle gündeme getirmesi de Karaköprü’deki depremin ardından yeniden hatırlandı.
Üşümezsoy’un değerlendirmeleri yalnızca Şanlıurfa ve Bozova çevresiyle sınırlı kalmadı. Deprem bilimci, geçmişte dikkat çektiği farklı bölgeleri de sıralayarak bundan sonraki süreç için Pamukkale Fayı üzerinde durdu.
Geçmişte işaret ettiği bölgeleri sıraladı
Üşümezsoy, geçmiş yıllarda Türkiye’nin farklı bölgelerindeki faylara ilişkin yaptığı açıklamaları hatırlattı.
2012 yılında Erzincan depreminin 20. yılı nedeniyle kendisine riskli bölgelerin sorulduğunu anlatan Üşümezsoy, o dönemde Sivrice, Acıpayam ve Yedisu bölgelerine dikkat çektiğini söyledi.
Sivrice ve Acıpayam’da daha sonraki yıllarda deprem meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, Sisam depreminden önce de Sisam Fayı’nı gündeme getirdiğini ifade etti.
Üşümezsoy ayrıca geçmiş değerlendirmelerinde Silivri-Kumburgaz hattında 6 ile 6,5 arasında bir deprem meydana gelebileceğini söylediğini aktardı.
Simav-Sındırgı bölgesinin de daha önce dikkat çektiği alanlardan biri olduğunu belirtti.
Bu kez Pamukkale Fayı’nı işaret etti
Şener Üşümezsoy’un son değerlendirmesinde öne çıkardığı bölge ise Pamukkale Fayı oldu.
Üşümezsoy, Pamukkale Fayı’nın deprem üretme potansiyeli bulunduğunu savunarak büyüklük konusunda da değerlendirmede bulundu.
Fayın 7’nin altında ancak 6,5 ile 7 arasında büyüklükte bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Üşümezsoy’un açıklamasında özellikle dört bölgenin adı öne çıktı.
Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattına dikkat çekti
Pamukkale Fayı’nın uzandığı hattı anlatan Üşümezsoy; Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli’yi sıraladı.
Üşümezsoy’a göre bu hat üzerinde bulunan fay, 6,5 ile 7 arasında deprem üretme potansiyeline sahip.
Açıklama belirli bir deprem tarihi ya da zaman aralığı içermiyor. Üşümezsoy’un değerlendirmesi, söz konusu fayın deprem üretme potansiyeline ilişkin görüşünü ifade ediyor.
Şanlıurfa’daki 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından yeniden gündeme gelen açıklamalarda Pamukkale Fayı’nın öne çıkması, dikkatleri Denizli ve çevresindeki faylara çevirdi.
Tarihsel depremlere dikkat çekti
Üşümezsoy, Pamukkale ve çevresinin geçmişte meydana gelen depremler açısından da dikkat çekici olduğunu söyledi.
Özellikle Laodikeia çevresinde tarih boyunca çok sayıda deprem yaşandığını belirten Üşümezsoy, bölgedeki sıcak su kaynaklarının fay sistemleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Milattan Sonra 40 yılında bölgede büyük bir deprem yaşandığının tarihsel kayıtlarda bulunduğunu belirten Üşümezsoy, Pamukkale ve çevresindeki fayların geçmişine dikkat çekti.
Açıklamada deprem için tarih verilmedi
Üşümezsoy’un değerlendirmesinde Pamukkale Fayı için belirli bir gün, ay veya yıl verilmedi.
Açıklamanın merkezinde fayın üretebileceği depremin potansiyel büyüklüğü bulunuyor.
Üşümezsoy, büyüklüğün 6,5 ile 7 arasında olabileceğini savunurken Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattını öne çıkardı.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde yaşanan 5,4 büyüklüğündeki sarsıntının ardından Bozova Fayı’na ilişkin eski değerlendirmeleri yeniden gündeme gelen Üşümezsoy’un bu kez Pamukkale Fayı’na dikkat çekmesi, deprem tartışmalarının odağını Denizli ve çevresine taşıdı.