Taliban'dan Trump'a 1 Trilyon Dolarlık Maden Çağrısı: ABD'li Şirketlere Kapıyı Açmaya Hazır
Taliban yönetiminden ABD Başkanı Donald Trump yönetimine dikkat çeken bir ekonomik iş birliği mesajı geldi.
Taliban yönetiminden ABD Başkanı Donald Trump yönetimine dikkat çeken bir ekonomik iş birliği mesajı geldi. Afganistan'ın en az 1 trilyon dolar değerinde olduğu tahmin edilen maden rezervlerini Amerikan şirketlerinin yatırımlarına açmaya hazır olduğunu belirten Taliban, madencilikten altyapıya uzanan geniş bir alanda Washington ile çalışmak istiyor. Ancak Kabil yönetiminin beklentileri arasında yaptırımların kaldırılması ve yurt dışında tutulan Afgan varlıklarının serbest bırakılması da bulunuyor.
Afganistan'da 2021'de yeniden yönetimi ele geçiren Taliban, ABD ile yıllarca süren çatışmalı dönemin ardından ekonomik ilişkiler üzerinden yeni bir kanal açmayı hedefliyor. Financial Times'a konuşan Taliban Dışişleri Bakanı Emirhan Muttaki, iki ülke arasındaki ilişkilerin geçmişteki 20 yıllık savaş yerine gelecekte kurulabilecek iş birlikleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Taliban'dan Trump'a 1 Trilyon Dolarlık Maden Çağrısı
Taliban'dan Trump'a 1 trilyon dolarlık maden çağrısı olarak dikkat çeken açıklamada, Amerikan şirketlerine özellikle Afganistan'ın yer altı kaynakları işaret edildi.
Muttaki, madencilik, altyapı, tarım ve ticaret alanlarında ABD merkezli şirketlerin yatırımlarını memnuniyetle karşılayacaklarını ifade ederek ülkenin yabancı sermayeye açık olduğunu belirtti.
Bu konuda daha önce de temas gerçekleştirilmişti. Haziran ayında Taliban Maden ve Petrol Bakan Yardımcısı Abdul Rahman Qanit ile Afganistan-ABD Ortak Ticaret Odası Başkanı Jeffrey Grieco, Kabil'de bir araya gelmiş ve Amerikan yatırımlarının Afganistan'ın madencilik sektörüne çekilmesi gündeme gelmişti.
Yer Altındaki Servetin Değeri En Az 1 Trilyon Dolar
Afganistan'ın ABD ve geçmişteki Batı destekli Afgan yönetimi döneminde gerçekleştirilen jeolojik araştırmalara göre en az 1 trilyon dolar değerinde maden rezervine sahip olduğu tahmin ediliyor.
Ülkenin yer altında bakır, demir cevheri, kobalt, altın, lityum ve niyobyum gibi küresel ekonomi açısından kritik öneme sahip kaynaklar bulunuyor.
Özellikle enerji dönüşümü ve ileri teknoloji sektörlerinde kullanılan kritik mineraller Afganistan'ın yer altı kaynaklarının stratejik önemini artırıyor. Ancak onlarca yıl devam eden çatışmalar, güvenlik sorunları ve altyapı eksiklikleri nedeniyle rezervlerin önemli bir bölümü henüz ekonomik ölçekte işletilebilmiş değil.
Taliban'ın Maden Anlaşmaları 7 Milyar Doları Aştı
Taliban yönetimi yalnızca ABD'nin ilgisini çekmeye çalışmıyor. Yönetimin 2021'de yeniden iktidara gelmesinden bu yana Çin ve İran'ın da aralarında bulunduğu ülkelerle 7 milyar doları aşan madencilik yatırımları açıkladığı belirtiliyor.
Söz konusu anlaşmaların altın, değerli taşlar ve kromit gibi farklı doğal kaynakların çıkarılması ve işlenmesini kapsadığı aktarılıyor.
Amerikan şirketlerine yapılan son çağrı ise Taliban'ın ekonomik ortaklarını çeşitlendirme ve Washington ile yeni bir ilişki modeli geliştirme arayışının dikkat çeken adımlarından biri oldu.
Taliban'ın Talebi Yalnızca Yatırım Değil
Taliban'ın Washington'a yönelik mesajlarının diğer tarafında ise yaptırımlar ve Afganistan'a ait dondurulmuş rezervler bulunuyor.
Afganistan Merkez Bankasının tahminlerine göre ülkeye ait yaklaşık 9,5 milyar dolarlık rezerv yurt dışında bulunuyor. Bu miktarın yaklaşık 7 milyar dolarlık bölümünün ABD'de olduğu belirtiliyor.
Taliban yönetimi, Afganistan'a ait varlıkların siyasi baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiğini savunuyor ve söz konusu kaynakların serbest bırakılmasını talep ediyor.
ABD Büyükelçiliği İçin de Çağrı Geldi
Taliban'ın Trump yönetimine yönelik çağrısı ekonomik ilişkilerle sınırlı kalmadı. Emirhan Muttaki, ABD'nin 2021 yılında kapattığı Kabil Büyükelçiliğini yeniden açmasını da istedi.
Muttaki daha önce yaptığı açıklamalarda da ABD'nin Afganistan'daki diplomatik varlığını yeniden oluşturabileceğini; Amerikan şirketlerinin maden, baraj ve yol projelerine yatırım yapabileceğini ifade etmişti.
Ancak iki taraf arasında diplomatik yakınlaşmanın önünde önemli anlaşmazlıklar bulunmaya devam ediyor.
Trump'ın Gündeminde Bagram Hava Üssü Var
Washington-Kabil hattındaki en dikkat çekici anlaşmazlıklardan biri Bagram Hava Üssü konusunda yaşanıyor. Donald Trump daha önce stratejik öneme sahip üssün yeniden ABD kontrolüne alınması konusunu gündeme getirmişti.
Taliban ise böyle bir adıma karşı çıkıyor. Muttaki, Bagram dâhil Afganistan'daki askeri ve sivil tesislerin ülkenin ulusal varlıkları olduğunu belirterek üssün ABD'ye bırakılmasına kapıyı kapattı.
ABD vatandaşlarının Afganistan'daki tutukluluk durumları da iki taraf arasındaki görüşmelerin önemli başlıkları arasında bulunuyor. ABD kaynaklarının daha önce aktardığına göre bu konuda sağlanabilecek ilerleme, kritik madenler ve daha geniş ekonomik ilişkiler hakkındaki temasların önünü açabilecek konular arasında değerlendiriliyor.
İnsan Hakları İlişkilerin Önündeki Kritik Başlık
Taliban'ın ekonomik açılım arayışına rağmen kadınların ve kız çocuklarının eğitim, çalışma ve kamusal yaşama katılımına getirilen ağır kısıtlamalar, Afganistan yönetiminin uluslararası toplumla ilişkilerindeki temel sorunlardan biri olmayı sürdürüyor.
Financial Times'a konuşan yabancı diplomatlar, Afganistan'a yatırım yapmayı değerlendiren şirketlerin Taliban'ın üst düzey isimlerine uygulanan Birleşmiş Milletler ve Batı yaptırımlarını dikkate almak zorunda kalacağını belirtiyor.
BM uzmanları da Taliban yönetimiyle ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik olası adımların kadınların ve kız çocuklarının haklarında ölçülebilir ilerlemelerle bağlantılı olması gerektiğini savunuyor.
Taliban'ın Afganistan'ın 1 trilyon doları aşan yer altı kaynaklarını Amerikan yatırımlarına açma mesajına Trump yönetiminin nasıl yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmış değil.