TBMM’den 140 Sayfalık Gazze Raporu! “Cehennem” ve “Guantanamo’dan Beter” Sözleri Rapora Girdi
TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu’nun yayımladığı 140 sayfalık “Gazze’de İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele” raporunda, Gazze ve İsrail cezaevlerine ilişkin ağır iddialar uluslararası raporlar ve tanıklıklarla bir araya getirildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından hazırlanan “Gazze’de İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele” başlıklı 140 sayfalık tematik rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Gazze’de ve İsrail cezaevlerinde Filistinlilere yönelik uygulamalara ilişkin çok sayıda uluslararası belge, mahkeme kararı, insan hakları raporu ve tanıklık yer aldı.
Çalışmada Birleşmiş Milletler kuruluşlarının raporları, uluslararası mahkeme kararları, İsrailli sivil toplum örgütlerinin belgeleri ve medya araştırmaları kaynak gösterildi.
Raporun Dayanağı Uluslararası Belgeler
Kamu Denetçiliği Kurumu, raporun; Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararları, BM İnsan Hakları Konseyi verileri, UNICEF, DSÖ, WFP ve UNRWA temsilcilerinin açıklamaları gibi uluslararası kaynaklara dayandığını açıkladı.
Raporda ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı tedbir kararlarına ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında verdiği tutuklama kararına atıf yapıldı.
İsrailli sivil toplum kuruluşları HaMoked, B’Tselem, Yesh Din, Gisha ve İnsan Hakları İçin Doktorlar’ın raporlarının yanı sıra Haaretz, Times of Israel ve Kanal 12 gibi medya organlarının haberlerinin de kaynak olarak kullanıldığı belirtildi.
“Soykırım” İddiaları ve Uluslararası Tepkiler
Raporda, 7 Ekim 2023 sonrasında Amnesty International, Human Rights Watch, Sınır Tanımayan Doktorlar, Save The Children ve Gazetecileri Koruma Komitesi gibi kuruluşların yayımladığı raporlara yer verildi. Bu kuruluşların bazı açıklamalarında İsrail’in “soykırım suçu işlediğine” yönelik değerlendirmeler bulunduğu aktarıldı.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nin 2025 yılı itibarıyla sürece ilişkin daha net ifadeler kullanmaya başladığı kaydedildi. İsrail’deki bazı sivil toplum kuruluşları ile medya organlarının da Filistinlilere yönelik uygulamaları “soykırım” olarak nitelendirdiği raporda yer aldı.
İşkence ve Kötü Muamele İddiaları
Raporda, uluslararası insancıl hukuka göre işkence ve kötü muamelenin kesin şekilde yasaklandığı vurgulandı. Cenevre Sözleşmeleri’ne Ek I No’lu Protokol’ün 75. maddesi ve Roma Statüsü’nün 7. maddesi hatırlatılarak; sistematik işkence, cinsel şiddet, keyfi hapsetme ve özgürlükten mahrum bırakma eylemlerinin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.
Tanıklıklarda; tutukluların ağır fiziksel şiddet, cinsel saldırı, aç ve susuz bırakılma, elektrik verme, köpek saldırıları, tıbbi ihmal ve aşağılayıcı muameleye maruz kaldıkları yönünde iddialar yer aldı. Bazı tutukluların uzun süre kelepçeli tutulduğu ve ciddi sağlık sorunları yaşadığı belirtildi.
Tutuklu Sayısında Artış
Raporda paylaşılan verilere göre, 1967’den bu yana 800 binden fazla Filistinlinin gözaltına alındığı ifade edildi. 7 Ekim 2023 öncesinde İsrail hapishanelerinde 5 bin 250 Filistinlinin bulunduğu, bu sayının 2024 yılı itibarıyla 9 binin üzerine çıktığı aktarıldı.
16 Ocak 2025 itibarıyla Filistinli tutuklu sayısının 10 bin 400’e ulaştığı, 2025 yılı içinde 600’ü çocuk ve 200’ü kadın olmak üzere 7 bin kişinin daha gözaltına alındığı bilgisi raporda yer aldı. Tutukluların önemli bir bölümünün “idari tutuklu” statüsünde olduğu kaydedildi.
Cezaevlerine Yönelik Tanıklıklar
Raporda, bazı tutukluların cezaevlerini “cehennem” ve “Guantanamo’dan beter” ifadeleriyle tanımladığı aktarıldı. Tanıklıklarda; bazı kişilerin bağlanarak asıldığı, kötü muameleye maruz kaldığı ve ağır koşullarda tutulduğu iddiaları yer aldı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin kayıtlarına atıf yapılan bölümde, bazı tutukluların kafes benzeri alanlarda tutulduğu ve çeşitli işkence yöntemlerine maruz kaldıklarını iddia ettikleri belirtildi.
Raporda ayrıca çocuklar, kadınlar, sağlık çalışanları, yaşlılar ve engellilerin de mağdurlar arasında bulunduğu öne sürüldü.
“Tarihe Kayıt Düşülmesi Amaçlanıyor”
Kamu Denetçiliği Kurumu, hazırlanan raporun temel amacının Filistinli sivillerin maruz kaldığı iddia edilen işkence ve insanlık dışı muamelelerin belgelenmesi ve uluslararası hukuk çerçevesinde hesap verilebilirliğe katkı sağlanması olduğunu açıkladı.