"Terörsüz Türkiye" İçin Tarihi Gün! 18 Saatlik Komisyon Maratonunun Ardından Gözler Meclis'te
"Terörsüz Türkiye" sürecinin yasal altyapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan ve 360'tan fazla milletvekilinin imzasıyla Meclis'e sunulan 12 maddelik kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'ndaki 18 saatlik maraton görüşmelerin ardından kabul edildi.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin yasal altyapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan ve 360'tan fazla milletvekilinin imzasıyla Meclis'e sunulan 12 maddelik kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'ndaki 18 saatlik maraton görüşmelerin ardından kabul edildi. Yargılama ve infaz ertelemeleri, siyaset yasağı ile denetim mekanizmalarını içeren "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", nihai onay için bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülüyor.
18 Saatlik Komisyon Maratonunun Ardından Gözler Genel Kurul'da
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şekillenen "Terörsüz Türkiye" vizyonunda en kritik yasal aşamaya geçildi. 5 Ağustos’ta TBMM Başkanlığı’na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", Adalet Komisyonu’nda gerçekleşen 18 saatlik yoğun mesainin ardından kabul edilerek Genel Kurul sevk edildi.
Bugün Meclis Genel Kurulu gündemine gelen 12 maddelik çerçeve teklif, kabul edilmesi durumunda yasalaşarak yürürlüğe girecek. Düzenleme; örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüte yardım ile örgüt propagandası ve faaliyeti kapsamındaki suçları doğrudan ilgilendiriyor.
Yasanın Uygulanmasında Ön Şart: MGK Kararı Ve 6 Aylık Süre
Çerçeve yasa teklifinin hayata geçebilmesi son derece katı şartlara bağlandı. Yasa kapsamında yer alan erteleme ve hukuki kolaylıklardan yararlanılabilmesi için öncelikle terör örgütü PKK/KCK’nın fiilen varlığına son verdiğinin ve silah bıraktığının güvenlik birimlerince teyit edilmesi gerekiyor.
Güvenlik kurumlarının bu tespitinin ardından Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından alınacak örgütün feshine ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayımlanması yasal mekanizmanın ilk adımı olacak. Kararın yayımlanmasını takip eden 6 aylık süre içerisinde başvuru yapan kişiler düzenlemenin getirdiği haklardan faydalanabilecek.
Yargılama, İnfaz Ertelemeleri Ve Siyaset Yasağı
Yasa teklifi hem devam eden soruşturma ve kovuşturmalar hem de kesinleşmiş hapis cezaları için kademeli bir erteleme modeli sunuyor:
15 Yıl ve Altı Cezalar: Suçun gerektirdiği hapis cezası 15 yıl veya daha az olan durumlar için yargılama ve infaz işlemleri 5 yıl süreyle ertelenecek ve şahıslar bu sürede denetim altında tutulacak.
15 Yıl Üzeri Cezalar: 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından ise erteleme süresi 10 yıl olarak uygulanacak.
İhlal Durumu: Erteleme süreleri boyunca şahısların yeniden bir "terör suçu" işlemesi halinde erteleme kararı düşecek ve hem önceki ceza hem de yeni ceza birlikte infaz edilecek.
Siyaset Yasağı: Düzenleme hükümlerinden yararlanan kişiler hakkında 2 ila 3 yıl arasında değişen sürelerle siyaset yasağı uygulanması öngörülüyor.
Ağır Suçlar Ve Abdullah Öcalan Kapsam Dışı
Çerçeve yasa teklifi, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bazı ağır suçları tamamen kapsam dışında tutarak hukuki sınırları çiziyor. Düzenlemeye göre örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar yasadan yararlanamayacak.
Bu kapsam dışı bırakma maddeleri nedeniyle, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile örgütün üst düzey yönetici kadrosunun söz konusu yasal düzenlemeden faydalanması mümkün olmayacak.
İzleme Komisyonu Ve Kamu Görevlilerine Yasal Güvence
Sürecin şeffaf ve güvenli bir şekilde yürütülmesi adına iki ayrı denetim yapısı kuruluyor. Birincisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında süreç takip ve koordinasyon kurulu oluşturulacak. İkincisi ise TBMM bünyesinde süreci bizzat izleyecek 17 üyeden oluşan özel bir İzleme Komisyonu görev yapacak.
Son olarak teklif, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında kanunen verilen görevleri yerine getiren kamu görevlilerinin, yürüttükleri idari ve fiili işlemler nedeniyle cezai sorumluluklarının doğmayacağını hükme bağlayarak süreci yürüten personele tam güvence sağlıyor.