Türkiye-ABD İlişkilerinde Yeni Dönem Mesajı! Fidan Ticaret, Savunma ve Enerjiyi İşaret Etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine ilişkin kapsamlı mesajlar verdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine ilişkin kapsamlı mesajlar verdi. Savunma alanındaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyleyen Fidan, ekonomik ilişkilerde 100 milyar dolarlık ticaret hedefini, enerji işbirliğini ve bölgesel krizlerde ortak hareket edilmesini öne çıkardı. Fidan ayrıca Suriye, Gazze, Ukrayna, Karadeniz, Balkanlar, Libya ve Sudan’a ilişkin Türkiye’nin yaklaşımını anlattı.
Hakan Fidan’dan ABD’ye Savunma İşbirliği Mesajı: “Kısıtlamaları Kaldırmalıyız”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” Paneli’nde konuştu.
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşılırken iki ülkenin geçmişteki ortaklığını ve gelecek dönemdeki hedeflerini değerlendiren Fidan, ilişkilerin çeşitli krizlere ve uluslararası sistemde yaşanan değişimlere rağmen devam ettiğini söyledi.
Fidan’ın konuşmasında savunma sanayisindeki kısıtlamalar, 100 milyar dolarlık ticaret hedefi, enerji işbirliği ve bölgesel güvenlik başlıkları öne çıktı.
Türkiye-ABD İlişkilerinin 100 Yılına Dikkat Çekti
Hakan Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin zaman içerisinde farklı sınamalardan geçtiğini ifade etti.
İki ülkenin coğrafi olarak birbirinden uzak olmasına rağmen geniş bir coğrafyada etkisi bulunan müttefiklere dönüştüğünü belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“İlişkimiz, zaman içinde sınanmış ve kalıcı değerini ortaya koymuştur. Coğrafi olarak birbirinden uzak iki ülke, sınırlarımızın çok ötesinde etkisi olan ortaklar ve müttefikler haline gelmiştir. İlişkimiz; ihtilaflara, krizlere ve uluslararası sistemdeki dramatik değişimlere rağmen varlığını sürdürmüştür.”
Fidan, iki tarafın da ortaklığın öneminin farkında olmasının geçmişteki zorlukların aşılmasında etkili olduğunu ifade etti.
Erdoğan ve Trump Arasındaki İlişkiye Vurgu
Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni bir ivme yakaladığını savunan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkiye de değindi.
Fidan, “Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ile (ABD) Başkanı Donald Trump arasındaki istisnai ilişki, mevcut atılımda merkezi bir rol oynamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu ivmenin kurumsal işbirliğine ve somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini belirten Fidan, bölgesel barış ve istikrarın korunmasına yönelik ortak çalışmalara dikkat çekti.
“Engel Teşkil Eden Meseleleri Çözmeye Kararlıyız”
Fidan, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılına girilirken yeni hedeflerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı, bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle aktardı:
“Diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılına girerken, işbirliğimizin tam potansiyelini hayata geçirmeye ve önünde engel teşkil eden meseleleri çözmeye kararlıyız. Bunun için bulunduğumuz noktayı değerlendirmemiz ve birlikte neler başarabileceğimize ilişkin net hedefler belirlememiz gerekiyor.”
Küresel Sistemdeki Değişime İşaret Etti
Konuşmasında uluslararası sistemde yaşanan dönüşüme geniş yer ayıran Fidan, küresel güç dengelerinin değiştiğini, ekonomik rekabetin yoğunlaştığını ve teknolojik gelişmelerin yeni bir dönem oluşturduğunu ifade etti.
Çözülmemiş çatışmaların yalnızca yaşandıkları bölgeleri etkilemediğini belirten Fidan; enerji fiyatları, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliğinin birbirine bağlı başlıklar hâline geldiğini söyledi.
Fidan, Türkiye ve ABD’nin bu sorunlarla birlikte mücadele edebilecek kapasiteye sahip olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Çözülmemiş çatışmalar, enerji fiyatları, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliği yoluyla diğer bölgeleri etkiliyor. Bu zorluklarla mücadele etmek, etkin ortaklık ve ortak sorumluluk gerektiriyor. Türkiye ve ABD, tüm bu krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip.”
Ticaret Hacmi İçin 100 Milyar Dolarlık Hedef
Hakan Fidan’ın konuşmasındaki önemli başlıklardan biri de Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler oldu.
Fidan’ın verdiği bilgilere göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 40 milyar dolara ulaştı. Fidan ayrıca 2025 yılında ABD’nin Türkiye’nin üçüncü büyük ihracat pazarı ve dördüncü büyük ithalat kaynağı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki ülke arasındaki ticaret için belirlediği 100 milyar dolarlık hedefi hatırlatan Fidan, ekonomik ilişkilerin daha yüksek katma değerli bir yapıya taşınmasını istediklerini ifade etti.
İlave Tarifeler İçin Mesaj Verdi
Fidan, 100 milyar dolarlık ticaret hedefinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek özellikle ilave tarifelere dikkat çekti.
“Hedefimiz; yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği ilerleten daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklıktır. Bu hedefe ulaşmak için özellikle ilave tarifeler olmak üzere engelleri kaldırmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Böylece Fidan’ın ABD’ye yönelik mesajları yalnızca savunma alanıyla sınırlı kalmadı; ticari kısıtlamalar da konuşmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Savunma İşbirliğinde Kısıtlamaların Kaldırılmasını İstedi
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin uzun yıllardır önemli ayaklarından birinin savunma işbirliği olduğunu belirten Fidan, bu alanda devam eden sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.
Fidan’ın açıklamasında en dikkat çeken ifadelerden biri şöyle oldu:
“Devam eden sorunları çözmeli ve işbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız. Bu kısıtlamaların, iki müttefik arasında yeri olmamalıdır. Cumhurbaşkanlarımız, ortak anlayışlarını somut sonuçlara dönüştürme konusunda güçlü bir siyasi irade ortaya koymuştur.”
Fidan, söz konusu kısıtlamaların kaldırılmasının Türk ve Amerikan şirketlerinin farklı bölgelerdeki ortaklıklarını geliştirmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Enerji İşbirliğini Öne Çıkardı
Dışişleri Bakanı Fidan’ın üzerinde durduğu bir diğer alan enerji oldu.
Fidan, ABD’nin Türkiye açısından önde gelen enerji tedarikçilerinden biri hâline geldiğini belirterek uzun vadeli anlaşmaların enerji alanındaki ilişkileri güçlendirdiğini söyledi.
Enerji işbirliğinin iki ülke açısından somut kazanımlar oluşturabilecek alanlardan biri olduğunu vurguladı.
Suriye İçin Toprak Bütünlüğü Mesajı
Hakan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerini değerlendirirken Suriye ve Irak’taki gelişmelere de değindi.
Bölgedeki ulusal kurumların güçlendirilmesi ve terör örgütlerinin hareket alanının ortadan kaldırılması gerektiğini söyleyen Fidan, Suriye’ye ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Ulusal kurumları güçlendirmeyi, böylece etkin şekilde yönetebilmelerini ve terör örgütlerinin faaliyet göstermesine herhangi bir imkan tanımamalarını hedefliyoruz. Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye, bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli bir ilerleme olacaktır.”
Bölgesel Sahiplenme Vurgusu
Fidan, bölgesel sorunların çözümünde bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.
Yerel çözümlerin uygulanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ifade eden Fidan, “bölgesel sahiplenme” yaklaşımının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda konuşmasında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma işbirliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
İsrail Konusunda ABD’ye Çağrı
Fidan’ın konuşmasındaki önemli dış politika başlıklarından biri İsrail ve Gazze oldu.
İran Savaşı, Yemen’deki çatışma ve İsrail’in bölgedeki politikalarını sıralayan Fidan, bu gelişmelerin diplomatik çabaları olumsuz etkilediğini savundu.
Fidan, ABD’den beklentisini şu sözlerle ifade etti:
“Bu tehditler, birbirini güçlendiriyor ve diplomasinin önünü tıkıyor. Bunlarla mücadele etmek etkin bölgesel sorumluluk ve ABD ile yakın işbirliği gerektiriyor. Özellikle ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz.”
Gazze Mesajı Verdi
Gazze’nin bölgesel güvenlik açısından kritik bir başlık olmaya devam ettiğini söyleyen Fidan, Filistin meselesinde kalıcı çözümün önemini vurguladı.
Gazze’de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerinde sert ifadeler kullanan Fidan, Türkiye’nin Başkan Trump’ın Gazze krizinin sona erdirilmesine yönelik çabalarını desteklediğini belirtti.
Fidan ayrıca barış planında ortaya konulan taahhütlerin uygulanması gerektiğini söyledi.
Kafkasya ve Karadeniz’i de Gündeme Getirdi
Hakan Fidan, Türkiye ile ABD’nin işbirliği yapabileceği alanları anlatırken Kafkasya ve Karadeniz’e de değindi.
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini desteklediklerini belirten Fidan, Karadeniz’de gerilimin tırmanmasının önüne geçilmesini ve seyrüsefer güvenliğinin korunmasını hedeflediklerini ifade etti.
Fidan, Karadeniz’in gerilim üreten bir alan yerine işbirliğinin geliştirilebileceği bir bölge olması gerektiği mesajını verdi.
Ukrayna’da Diyalog ve Diplomasi Vurgusu
Ukrayna’daki savaş da Fidan’ın konuşmasında yer alan başlıklardan biri oldu.
Türkiye’nin kalıcı barış için diyalog ve diplomasi kanallarını desteklediğini söyleyen Fidan, hem Kiev hem de Moskova ile iletişimin sürdürüldüğünü belirtti.
Fidan’ın açıklamalarında, Türkiye’nin taraflarla temas kanallarını açık tutma yaklaşımını sürdürdüğü ifade edildi.
Balkanlar, Libya ve Sudan Mesajları
Dışişleri Bakanı Fidan, Balkanlar’daki gelişmeleri de değerlendirdi.
Bosna-Hersek’te ve Sırbistan ile Kosova arasındaki gerilimlerin daha fazla derinleşmeden ele alınması gerektiğini belirten Fidan, yakın koordinasyon ve önleyici diplomasinin bölgedeki istikrar açısından önem taşıdığını söyledi.
Libya, Sudan ve Afrika’daki diğer krizlere de değinen Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğinin uzun süreli çatışmaların çözümüne katkı sunabileceğini ifade etti.
“İkinci Yüzyılda Hedefimiz Ortaklığı Küresel Yarar İçin Kullanmak”
Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına yönelik hedeflerini de anlatan Fidan, mevcut işbirliğinin daha kurumsal bir yapıya taşınması gerektiğini söyledi.
Fidan, konuşmasının genel çerçevesini şu ifadelerle ortaya koydu:
“ABD ile diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılında hedefimiz; Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış ve istikrarın daha büyük yararı için kullanmaktır.”