Türkiye’nin komşusunda virüs alarmı: Vakalar hızla arttı, 6 kişi hayatını kaybetti
Yunanistan’da sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü vakalarındaki artış endişe yarattı. Yılbaşından 5 Ağustos’a kadar ülkede 65 vaka tespit edilirken, 65 yaşın üzerindeki 6 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Yunanistan’da sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü vakalarındaki artış endişe yarattı. Yılbaşından 5 Ağustos’a kadar ülkede 65 vaka tespit edilirken, 65 yaşın üzerindeki 6 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Avrupa verilerine göre Yunanistan, İtalya’nın ardından en fazla vaka bildirilen ikinci Avrupa ülkesi konumuna gelirken özellikle Atina ve çevresindeki tablo yakından takip ediliyor.
Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakalarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yükselmesi sağlık yetkililerini harekete geçirdi. Ülkede özellikle başkent Atina’yı kapsayan Attika bölgesindeki vaka artışı dikkat çekiyor.
Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, Mega TV’ye yaptığı değerlendirmede virüsün ülkedeki seyrine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Yunanistan’da Batı Nil virüsü alarmı: Atina ve çevresinde vakalar arttı
Batı Nil virüsünün Yunanistan için tamamen yeni bir sağlık tehdidi olmadığını belirten Vasilakopulos, hastalığın 2010 yılından bu yana ülkede endemik olarak görüldüğünü ifade etti.
Virüsün bulaşma zincirinde yabani kuşlar ile sivrisineklerin önemli rol oynadığını anlatan Vasilakopulos, sivrisineklerin enfekte kuşlardan aldığı virüsü insanlara taşıyabildiğini belirtti.
Son dönemde özellikle Atina’nın da içerisinde bulunduğu Attika bölgesinde yaşanan artışın ise meteorolojik şartlarla bağlantılı olabileceğine dikkat çekildi.
Nem ve durgun suya dikkat çekildi
Uzmanlara göre yüksek nem ve durgun su birikintileri, sivrisineklerin çoğalması açısından uygun ortam oluşturabiliyor.
Vasilakopulos, Attika’daki vaka artışını değerlendirirken bölgedeki meteorolojik şartlara işaret etti. Sivrisinek popülasyonunun hava ve iklim koşullarından önemli ölçüde etkilendiğini belirtti.
Bu nedenle vatandaşların özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde kişisel korunma tedbirlerine dikkat etmeleri istendi.
“Sivrisineklerin çoğalması biraz da hava ve iklim koşullarına bağlı”
Batı Nil virüsüyle mücadelede sivrisinek ilaçlamaları önemli bir araç olsa da yoğun kimyasal kullanımının ekosistem üzerinde başka sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
Sivrisineklerin tamamen ortadan kaldırılmasının ekolojik denge açısından mümkün olmadığını belirten Vasilakopulos, ilaçlama çalışmalarının diğer canlılara verebileceği zarar nedeniyle kontrollü hareket edilmesi gerektiğini anlattı.
Vasilakopulos, “Dolayısıyla sivrisineklerin çoğalması biraz da hava ve iklim koşullarına bağlı.” ifadelerini kullandı.
EODY Başkanı, herhangi bir bölgede vaka belirlenmesinin ardından özel bir protokolün uygulamaya alındığını ve ilgili bölgede hızlı biçimde ilaçlama çalışması gerçekleştirildiğini aktardı.
Akşam saatleri için kritik sivrisinek uyarısı
Sağlık yetkililerinin vatandaşlara yönelik en önemli uyarılarından biri de kişisel korunma önlemleri oldu.
Özellikle akşam saatlerinde açık havaya çıkacak kişilerin sivrisinek kovucu ürünlerden yararlanmaları tavsiye edildi.
Kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması, sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin azaltılması ve açık havada kişisel koruyucu önlemlerin alınması, sivrisinek kaynaklı enfeksiyonlardan korunmada kullanılan temel yöntemler arasında bulunuyor.
65 vaka tespit edildi, 6 kişi yaşamını yitirdi
Açıklanan rakamlar Yunanistan’daki artışın boyutunu ortaya koydu.
EODY’nin verilerine göre yılbaşından 5 Ağustos’a kadar Yunanistan genelinde 65 Batı Nil virüsü vakası tespit edildi. Virüs nedeniyle 65 yaşın üzerindeki 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre Yunanistan’ın, bildirilen Batı Nil virüsü vakaları bakımından İtalya’nın ardından Avrupa’da ikinci sırada bulunduğu aktarıldı.
Geçen yıl aynı dönemde 35 vaka vardı
Yunanistan’daki mevcut tablo, önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında daha dikkat çekici hâle geliyor.
Geçen yıl ağustos ayına kadar ülkede 35 vaka kaydedilmişti. Bu yıl aynı döneme yakın tarihte açıklanan vaka sayısının 65’e ulaşması, bildirilen vakalarda belirgin bir yükselişe işaret ediyor.
Geçen yılın tamamında ise Yunanistan’da 96 Batı Nil virüsü vakası kayıtlara geçmiş ve toplam 10 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.
Bu yıl henüz ağustos ayının başında 65 vakaya ulaşılması nedeniyle sağlık makamlarının önümüzdeki haftalardaki gelişmeleri yakından izlemesi bekleniyor.
Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor?
Batı Nil virüsü insanlara ağırlıklı olarak enfekte sivrisineklerin ısırması yoluyla bulaşıyor. Sivrisinekler ise virüsü çoğunlukla enfekte kuşlardan alıyor.
Enfekte kişilerin önemli bir bölümünde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Belirti ortaya çıkan vakalarda ateş, baş ağrısı, yorgunluk ve vücut ağrıları gibi şikâyetlerle karşılaşılabilir. Daha nadir durumlarda ise sinir sistemini etkileyen ciddi hastalık tabloları gelişebilir.
Özellikle ileri yaştaki kişiler ve bazı kronik sağlık sorunları bulunan bireylerde ağır hastalık riskinin daha yüksek olabileceği biliniyor.
Yunanistan’da yaşamını yitirdiği açıklanan altı kişinin tamamının 65 yaşın üzerinde olması da sağlık yetkililerinin ileri yaş gruplarına yönelik uyarılarını daha önemli hâle getiriyor.
Gözler Atina ve Attika’daki vaka seyrinde
Vaka sayılarındaki artışın ardından gözler özellikle Atina ve Attika bölgesine çevrildi. Sağlık makamlarının yeni vakaların görüldüğü bölgelerde sivrisinekle mücadele çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.
Yetkililer bir taraftan ilaçlama ve saha çalışmalarına devam ederken diğer taraftan vatandaşlardan kişisel korunma önlemlerine uymalarını istiyor.
Açıklanan son rakamlarla birlikte Yunanistan’daki Batı Nil virüsü vakalarının önümüzdeki haftalarda nasıl seyredeceği, hem ülkenin sağlık gündemi hem de Avrupa’daki genel tablo açısından yakından izlenecek.