Yargıtay kararını verdi, borcu olanlar için yolun sonu geldi!
Alacak ve borç ilişkilerinin ispatında emsal bir karar veren Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, borcu olup da inkar edenleri ilgilendirecek olan çok önemli bir adım attı.
Borç ve alacakların düzenlediği ilgili yasalar kapsamında maddi nedenler gerekçesiyle adli yargı sisteminin adil olabilmesi açısından pek çok teknik detaya takınıldığı bir gerçek. Bu da bazı durumlarda borçlu olanın borcunu alabilmesini zorlaştırıyordu. Başka bir deyişle, kişinin borç verdiğini kanıtlayabilmesi için elden değil, banka hesabı üzerinden transfer yapması ve açıklama kısmında da mutlaka ‘borç’ ibaresini kullanması gerekiyordu. Yargıtay, bu dönemi tarihe karıştırdı.
İyi niyetli olarak verilen borçların elden verilmesi, hatta banka üzerinden transfer edilmesi halinde ‘borç’ olarak belirtilmemesi durumunda bile kişilerin borçlarını geri olması pek de kolay olmuyordu. Buna ilişkin önemli bir karara imza atan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, borcunu inkar edenlere karşılık kullanılabilecek delillerin sayısını artırdı. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar emsal niteliği taşıdı.
ARTIK İNKAR, BORÇTAN KURTULMAK İÇİN YETERLİ DEĞİL
Elden verilen borçlar kısmında kanunun belirli bir sınırlama gütmemesi nedeniyle ‘Senin sözüne karşılık benim sözüm’ anlayışı gelişmiş ve pek çok borç veren borcunu geriye alamamıştı. Bu durumu değiştirecek tarihi bir karar imza atan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, mail ve elektronik ortamdaki diğer yazışmaların delil kabul edilebileceğini hükmetti.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından 2017/1014 Esas ve 2020/4488 Karar sayılı ilam ile alacaklı kişiler davalarına emsal gösterebilecek. Sadece maillerin davaya kanıt oluşturmasına hükmetmeyen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, aynı zamanda verdiği kararla WhatsApp, Facebook gibi elektronik ortamlarda yapılan yazışmaların belgelerinin de borçlu kişiyi işaret etmesi halinde kullanılabilecek.
TEMYİZE GİDEN VATANDAŞ, EMSAL KARARI GETİRDİ

Borcu olmamasına rağmen icra takibine maruz kalan vatandaşın açtığı mahkeme sonrası Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, emsal niteliğindeki kararı verdi. Mahkemenin ret verdiği dava, vatandaş tarafından temyize taşındı. Bu noktada devreye giren Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, aldığı emsal niteliğindeki kararda şu ifadelere yer verdi:
“Bilirkişi raporunda; taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı tespiti ile vekalet ücreti hesaplanmıştır. Oysa davalı avukat tarafından davacıya gönderilen mail yazışmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) 'Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu kanuna göre belgedir.' yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.”