Cemil Bayık’tan İmralı Çıkışı: “Bizim de Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor”
PKK elebaşlarından Cemil Bayık, Kandil Dağı’nda verdiği röportajda süreç, İmralı, silahsızlanma ve Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
PKK elebaşlarından Cemil Bayık, Kandil Dağı’nda verdiği röportajda süreç, İmralı, silahsızlanma ve Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Örgüt yöneticilerinin Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere İmralı’ya gitmesi gerektiğini savunan Bayık, Öcalan’ın özgür bırakılmasını silah bırakma ve Türkiye’ye dönüş için şart olarak öne sürdü; feshedilen SDG’nin Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanı olmasını da eleştirdi.
Cemil Bayık’tan İmralı Açıklaması
PKK elebaşlarından Cemil Bayık, Kürtçe yayın yapan Nuçe TV’ye Kandil Dağı’nda verdiği röportajda sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayık’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri KCK yöneticilerinin Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere İmralı’ya gitmesi talebi oldu.
Bayık, "Türkiye'nin yaklaşımı bizde de kuşkular oluşturuyor. KCK'nın da İmralı'yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez" dedi.
Yeni Kanuna İlişkin Konuştu
Bayık, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Düzenlemenin örgütün taleplerine uygun olmadığını savunan Bayık, "Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil" ifadelerini kullandı.
Bayık açıklamasının devamında, "Bizim açımızdan önemli olan, Apo'ya bu süreci yürütebilmesi ve başarıya ulaştırabilmesi için şartların ve imkanların sağlanmasıdır. Çıkarılan bu yasada Kürt sorununun çözümünün temelleri bulunmuyor. Önder Apo, Kürt sorununu masa başında çözmek istiyor. Bahçeli bazı açıklamalar yaptı, bu konuya resmiyet kazandırdı. Bu bizim için önemlidir. Eğer Önder Apo'nun önünü açarlarsa ve çalışmasına izin verirlerse, bu süreci başarıya ulaştırabilir." dedi.
“Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor”
Abdullah Öcalan’la görüşmek amacıyla İmralı Adası’na gitmek istediklerini söyleyen Bayık, süreçte siyasi ve hukuki adımlar atılması gerektiğini savundu.
Bayık bu konudaki açıklamasında şunları söyledi:
"Yasa Meclis'e girene kadar bazı çalışmalar yapıldı. Özellikle Apo bu çalışmaları yürüttü. Bunun üzerine yasa çıktı. Konuşmalardan daha çok, siyasi ve hukuki alanda pratik adımların atılması gerekiyor. Bu yeni bir aşama. Bu aşamada hem siyasi hem de hukuki anlamda pratik adımlar atılması gerek. Yasa bu adımı hazırladı. Gazeteciler ve danışmanlar Apo ile görüşmeye gitmeli. Apo Türkiye toplumuna seslenirse oluşan kaygılar ortadan kalkar. Bazı siyasetçilerin ve akademisyenlerin de İmralı'ya gitmesi gerekiyor. Bunların önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi gerekiyor. Kürt ve Türk toplumunda çok fazla kuşku var. Apo'nun hitabı bu kuşkuları ortadan kaldırır. Türkiye'nin yaklaşımı bizde de kuşkular oluşturuyor. KCK'nın da İmralı'yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez."
Silah Bırakma İçin Öcalan Şartını Öne Sürdü
Cemil Bayık, silahsızlanma ve örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü konusunda da açıklamalarda bulundu. Bayık, Abdullah Öcalan’ın özgür bırakılmasını silah bırakma ve Türkiye’ye dönüş için şart olarak öne sürdü.
Bayık, "Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz. Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Türk hukukunda Kürtler yok. Değişiklik yapılmazsa Kürtlerin her türlü baskı altına alınması ve yok edilmeye çalışılması devam edecektir. Türkiye bu zihniyetle devam ederse zarar görecektir. Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz. Kayyımlar devam ediyor. Şimdiye kadar siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Aralarında birçok hasta da bulunuyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekiyor. Terör listesinden de şimdiye kadar kimse çıkarılmadı. Eski siyasetten değişen bir şey yok. Bundan kaynaklı kaygılar var. Bu kaygıların ortadan kalkması için somut adımların atılması gerek. Her şeyi silah bırakmaya sıkıştıran bir anlayış var." ifadelerini kullandı.
Mazlum Abdi’ye Danışmanlık Eleştirisi
Bayık’ın röportajındaki bir diğer başlık Suriye’deki gelişmeler oldu. Bayık, feshedilen Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanı olmasını eleştirdi.
Abdi’nin bu görevi kabul etmemesi gerektiğini savunan Bayık, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Mazlum Abdi, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şara'nın danışmanı oldu. Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi. Şara'nın Kürtlere ihtiyacı var. Ancak Kürtler birbirlerine dost olursa dostları olur. Bunun dışında, 'Bu Kürtlerin dostudur' diyebileceğimiz bir güç yoktur. Ancak bu, ilişkiler kurmadığımız anlamına gelmez"
İmralı Talebini Yineledi
Bayık’ın açıklamalarında İmralı’daki görüşme koşulları, siyasi ve hukuki düzenlemeler ile örgütün silahsızlanmasına ilişkin öne sürdüğü şartlar birlikte yer aldı.
Örgüt yöneticilerinin yanı sıra gazeteciler, danışmanlar, siyasetçiler ve akademisyenlerin de Abdullah Öcalan’la görüşmesi gerektiğini savunan Bayık, KCK yöneticilerinin İmralı ziyaretinin sürecin ilerlemesi açısından gerekli olduğu görüşünü dile getirdi.