FON SORUŞTURMASINDA SPK’NIN BAŞSAVCILIĞA GÖNDERDİĞİ YAZI ORTAYA ÇIKTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında SPK’nın şirket ve fonlara uygulanan adli tedbirlere ilişkin gönderdiği yazının ayrıntıları ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında SPK’nın şirket ve fonlara uygulanan adli tedbirlere ilişkin gönderdiği yazının ayrıntıları ortaya çıktı. SPK, soruşturmada belirtilen suç şüphesine yönelik tespitlere itiraz etmezken “sorumlu tüzel kişiler” ve “sorumlu fonlar” listelerindeki şirket ve fonlar bakımından tedbirlerin yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağını bildirdi.
Fon Soruşturmasında SPK’nın Yazısı Ortaya Çıktı
Fon soruşturmasında SPK’nın Başsavcılığa gönderdiği yazı ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada şirket ve fonlara yönelik uygulanan adli tedbirlerin yeniden değerlendirilmesi sürecinin arka planına ilişkin yeni ayrıntılar belli oldu.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ve SPK Başkanı’nın imzasını taşıyan yazıda, hem devam eden soruşturmadaki suç şüphesine ilişkin tespitlere hem de Kurulun 131 fon hakkında aldığı kararlara değinildi.
Kuvvetli Suç Şüphesi Tespitine Yer Verildi
Yazıda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında piyasa dolandırıcılığı yapıldığı ve bu yöntemle suç geliri elde edildiğine yönelik kuvvetli suç şüphesi bulunduğu yönündeki tespitleri aktarıldı.
Bununla birlikte söz konusu ifadeler soruşturma aşamasındaki tespitleri ifade ediyor. Soruşturmanın devam ediyor olması veya kişiler hakkında tedbir uygulanması, isnatların mahkeme kararıyla kesinleştiği anlamına gelmiyor.
SPK’nın yazısında Başsavcılığın suç şüphesine yönelik değerlendirmelerine itiraz edilmediği, buna karşılık şirket ve fonlara uygulanan tedbirler bakımından ayrı bir değerlendirme yapılmasının istendiği görülüyor.
131 Fon Kararı Hatırlatıldı
SPK’nın Başsavcılığa gönderdiği yazıda, Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla 131 yatırım fonunun TEFAS üzerinden alım ve satım işlemlerine kapatıldığı da hatırlatıldı.
Bu karar, soruşturma kapsamında uygulanan adli tedbirlerden ayrı olarak SPK’nın sermaye piyasalarının işleyişi ve yatırımcıların korunması çerçevesindeki idari işlemleri arasında bulunuyor.
Bu ayrım, şirket ve fonlar hakkındaki bazı adli tedbirlerin daha sonra kaldırılması açısından önem taşıyor.
SPK’dan “Yeniden Değerlendirilsin” Talebi
SPK’nın yazısındaki en dikkat çekici bölüm, Başsavcılığın 26 Eylül tarihli müzekkeresinde yer alan şirket ve fonlara ilişkin oldu.
Kurul, müzekkerede “sorumlu tüzel kişiler” ve “sorumlu fonlar” listelerinde bulunan şirket ve fonlar açısından uygulanan tedbirlerin yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağını bildirdi.
Böylece SPK, soruşturmadaki suç şüphesine ilişkin tespitlerden ayrı olarak tüzel kişiler ve fonlar üzerindeki tedbirlerin devam edip etmemesinin yeniden ele alınmasını talep etti.
Tedbirlerin Kaldırılması Tasfiye Kararını Kaldırmıyor
Süreçte yatırımcılar açısından en önemli ayrıntılardan biri de adli tedbir kararları ile SPK’nın idari kararlarının birbirinden farklı olması.
Başsavcılık tarafından şirket ve fonlara ilişkin adli tedbirlerin kaldırılması, SPK’nın daha önce aldığı 131 fonun TEFAS üzerinden işleme kapatılması ve tasfiye sürecine ilişkin kararlarının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmiyor.
Dolayısıyla bir şirket veya fon üzerindeki adli tedbirin kaldırılması ile ilgili fonun yeniden TEFAS üzerinden alınıp satılabilir hâle gelmesi aynı sonucu doğurmuyor.
SPK Kararları Ayrı Şekilde Uygulanıyor
SPK’nın 131 fon hakkında aldığı kararların, yatırımcıların korunması ve sermaye piyasalarının düzenli işleyişinin sağlanması kapsamında ayrı şekilde uygulanmaya devam ettiği belirtiliyor.
Bu nedenle soruşturmanın adli ayağında verilen tedbir kararlarıyla SPK’nın düzenleyici ve idari işlemleri arasında hukuki ayrım bulunuyor.
Fon yatırımcıları açısından da tedbirlerin kaldırılması, tasfiye sürecinin sona erdiği veya fonlardaki bakiyelerin doğrudan serbest bırakıldığı şeklinde değerlendirilmemeli.
Gerçek Kişilerde Tedbirler Devam Ediyor
Şirket ve fonlar yönünden yeni değerlendirmeler yapılırken soruşturmanın gerçek kişilere ilişkin bölümü devam ediyor.
Gerçek kişilerin para hareketleri ve mal varlığı değerlerine yönelik incelemelerin sürdüğü, bu kapsamdaki tedbirlerin devam ettiği belirtiliyor.
Adli makamların soruşturma kapsamında kişilerin mali hareketlerini ve suçtan kaynaklandığı değerlendirilen kazançları incelemeyi sürdürdüğü ifade ediliyor.
Burada da uygulanan tedbirlerin birer koruma tedbiri olduğu ve kişiler açısından kesinleşmiş suçluluk kararı anlamına gelmediği önem taşıyor.
İki Süreç Birlikte İlerliyor
Fon soruşturmasında gelinen aşamada iki ayrı süreç öne çıkıyor. Bir tarafta soruşturma kapsamında sorumluların ve suçtan kaynaklandığı değerlendirilen mal varlığı değerlerinin tespit edilmesine yönelik adli işlemler, diğer tarafta ise yatırımcıların hakları ile sermaye piyasalarının işleyişine yönelik çalışmalar bulunuyor.
SPK’nın Başsavcılığa gönderdiği yazı da bu ayrımın daha belirgin hâle gelmesini sağlıyor.
Kurul, soruşturmada belirtilen suç şüphesine ilişkin tespitlere itiraz etmezken şirketler ve fonlar üzerindeki adli tedbirlerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Buna karşılık 131 fon hakkında daha önce alınan TEFAS ve tasfiye kararları ayrı bir süreç olarak uygulanmaya devam ediyor.