Kuytulcular Soruşturmasında Çarpıcı İfade! Koray Sarısaçlı Günlerce Yaşadığını İddia Ettiği Olayları Tek Tek Anlattı
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda “Kuytulcular” soruşturması olarak gündeme gelen dosyada, iş insanı Koray Sarısaçlı'nın farklı tarihlerde verdiği ifadelerde yer alan iddialar dikkat çekti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda “Kuytulcular” soruşturması olarak gündeme gelen dosyada, iş insanı Koray Sarısaçlı'nın farklı tarihlerde verdiği ifadelerde yer alan iddialar dikkat çekti. Sarısaçlı; kaçırıldığını, günlerce alıkonulduğunu, elektroşok ve darp altında milyonlarca dolarlık senetler düzenlemeye zorlandığını, ailesi üzerinden tehdit edildiğini ve Furkan yapılanmasını olaydan uzak tutacak açıklamalar yapmaya mecbur bırakıldığını öne sürdü.
Sarısaçlı'nın beyanlarında ayrıca malvarlığı üzerinde tasarruf sağlayacak genel vekâletname talebi, savcılıkta vereceği ifadenin yönlendirilmesi, video kayıtlarının tekrar tekrar çektirilmesi ve canlı yayına çıkarılması gibi çok sayıda iddia bulunuyor. Söz konusu anlatımların müşteki beyanları ve soruşturma kapsamındaki iddialar olduğu, yargılama sonucunda kesinleşmiş hüküm niteliği taşımadığı önem taşıyor.
Kuytulcular soruşturmasında Koray Sarısaçlı'nın ifadeleri gündemde
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/56657 sayılı soruşturma dosyasında müşteki sıfatıyla ifade veren Koray Sarısaçlı, yaşadığını öne sürdüğü olayları farklı tarihlerde savcılığa anlattı.
Sarısaçlı'nın ifadelerinde; kaçırılma, alıkoyma, darp, elektroşok, zorla senet düzenletme, aile bireyleri üzerinden tehdit, malvarlığına ilişkin vekâlet talebi ve kamuoyuna yapılacak açıklamalara müdahale edildiği yönünde iddialar yer aldı.
Sarısaçlı, kendisine iletilen bazı emirlerde Alparslan Kuytul'un adının kullanıldığını öne sürerken, çevresindeki kişilerin “Hocamız” ve “Hoca Efendi’nin talimatı” ifadelerini kullandıklarını iddia etti.
Kaçırılma ve elektroşok iddiası
Sarısaçlı'nın anlatımına göre olaylar 2021 yılının eylül ayında başladı. İş yerinden çıktıktan sonra maskeli kişiler tarafından zorla bir araca bindirildiğini öne süren iş insanı, araç içerisinde şiddete maruz kaldığını iddia etti.
Kafasına ve vücudunun çeşitli bölgelerine vurulduğunu, kafasının arkasından ve bileğinden elektrik verildiğini ileri süren Sarısaçlı, elleri ve ayakları bağlanarak gözlerinin kapatıldığını söyledi.
İlk olarak inşaat halindeki bir yapının banyoya benzeyen, zemini toprak bir bölümünde tutulduğunu belirten Sarısaçlı, daha sonra başka bir eve götürüldüğünü ve her iki yerde de şiddet gördüğünü iddia etti.
İlk aşamada kendisini kaçıran kişileri teşhis edemediğini söyleyen Sarısaçlı, sonraki ifadelerinde bazı kişileri seslerinden ve olay öncesinde yaşandığını iddia ettiği takip sürecinden hareketle teşhis ettiğini öne sürdü.
Yaklaşık 30 senette 6-7 milyon dolarlık iddia
Dosyadaki en dikkat çekici iddialardan biri de Sarısaçlı'ya zorla senet düzenletildiği yönündeki beyan oldu.
Sarısaçlı, alıkonulduğu dönemde yaklaşık 30 ayrı senedi doldurmak zorunda bırakıldığını, senetlerde yer alan tutarların dolar cinsinden kendisine yazdırıldığını ve toplam miktarın hatırladığı kadarıyla 6-7 milyon dolara ulaştığını öne sürdü.
Senetlerdeki “hamiline” ibaresini de kendisinin yazdığını söyleyen Sarısaçlı, tüm bunları kendi iradesiyle gerçekleştirmediğini savundu. İtiraz ettiği zaman darbedildiğini ve ailesinin zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini iddia etti.
“Furkan gönüllülerini temize çıkaracaksın” iddiası
Sarısaçlı'nın beyanlarına göre kendisine yönelik baskı, yalnızca para ve malvarlığıyla sınırlı kalmadı. İş insanı, serbest bırakılmadan önce kamuoyuna yapacağı açıklamanın içeriğinin dahi kendisine bildirildiğini ileri sürdü.
29 Kasım tarihli ek ifadesinde Sarısaçlı, kendisine “Hocamız Alparslan Kuytul’dan talimat geldi” denildiğini öne sürdü.
Sarısaçlı'nın iddiasına göre serbest bırakıldıktan sonra kaçırılma olayının Furkan gönüllüleriyle bağlantısının bulunmadığını ve Furkan Vakfı'nın bu tür olaylarla ilgisinin olamayacağını söylemesi istendi.
Bu yöndeki açıklamaları yapmaması halinde annesi, kız kardeşi ve çocuklarının zarar görebileceği yönünde tehdit edildiğini de iddia etti.
Aynı videoyu birkaç kez çektiğini öne sürdü
Sarısaçlı'nın ifadelerinde kamuoyuna yönelik açıklamanın yalnızca içeriğinin değil, görüntü kaydının da kontrol edildiğine ilişkin iddialar bulunuyor.
Serbest bırakılmasının ardından Furkan Vakfı üyesi olduğunu söylediği resmî nikâhlı eşi Rumeysa Şenay Sarısaçlı'nın evine gittiğini belirten Sarısaçlı, burada kendisine Alparslan Kuytul tarafından gönderildiği söylenen bir metnin verildiğini iddia etti.
Metni kamera karşısında okuduğunu söyleyen Sarısaçlı, görüntülerin birilerine gönderildiğini ancak “uygun olmadığı” yanıtının gelmesi üzerine çekimin tekrarlandığını ileri sürdü. Aynı metni 3-4 kez yeniden okumak zorunda kaldığını iddia etti.
Sarısaçlı, çekimler devam ederken İzzet Daş'ın eve geldiğini ve kendisine “Hoca Efendi’nin talimatı gereği bu akşam ifade vermeye gitmeyeceksin, yarın sabah savcılığa gideceksin” dediğini öne sürdü.
Adliye otoparkında ifade talimatı verildiğini iddia etti
Sarısaçlı'nın beyanlarına göre süreç ertesi gün adliyede de devam etti.
21 Eylül sabahında Adana Adliyesine götürüldüğünü belirten Sarısaçlı, burada vakıfla bağlantılı olduğunu söylediği avukatlarla görüştürüldüğünü ileri sürdü.
Adliye otoparkındaki bir araç içerisinde kendisine hem videoda hem de Cumhuriyet savcısının karşısında hangi ifadeleri kullanması gerektiğinin anlatıldığını iddia etti.
Kendi özel avukatının da adliyeye geldiğini ancak önceden kendisine verilen talimat nedeniyle avukatıyla görüşmeyi kabul etmediğini söyleyen Sarısaçlı, 21 Eylül'de verdiği ilk savcılık ifadesinin özgür iradesini tam olarak yansıtmadığını öne sürdü.
9 Kasım 2021'de yeniden savcılığa giden Sarısaçlı, önceki anlatımına ilişkin “Bu ifademi baskı altında verdim” beyanında bulundu.
Canlı yayına çıkarıldığını öne sürdü
Koray Sarısaçlı'nın ifadelerinde yer alan bir diğer iddia ise kaçırılma olayının ardından canlı yayına çıkarıldığı yönünde.
Sarısaçlı, savcılık ifadesinden çıktıktan sonra adliye önünde İzzet Daş tarafından ikinci kez video kaydının alındığını, burada savcılıktaki ifadesine ilişkin kendisine sorular yöneltildiğini öne sürdü.
Yaralanmaları nedeniyle daha sonra hastaneye sevk edildiğini söyleyen Sarısaçlı, bu süreçte de İzzet Daş'ın yanında bulunduğunu iddia etti.
Aynı günün akşamında evinden alınarak Furkan Nesli Dergisi'nin bulunduğu binaya götürüldüğünü ileri süren Sarısaçlı, burada İzzet Daş moderatörlüğünde gerçekleştirilen ve yapılanmaya ait olduğunu söylediği bir YouTube kanalındaki canlı yayına çıkarıldığını anlattı.
Canlı yayında da kendisine iletildiğini öne sürdüğü talimatlar doğrultusunda kaçırılma olayının vakıf ve tutuklanan vakıf üyeleriyle ilgisinin bulunmadığını söylemek zorunda bırakıldığını iddia etti.
“Ne söylerse harfiyen yerine getireceksin”
Sarısaçlı, alıkonulduğu sırada kendisine serbest kaldıktan sonra da Alparslan Kuytul'dan gelecek çağrılara uyması gerektiğinin söylendiğini ileri sürdü.
İfadesinde, “ne söylerse harfiyen yerine getireceği” yönünde kendisine talimat verildiğini öne süren Sarısaçlı, 26 Eylül'de İzzet Daş'ın kendisini aradığını söyledi.
Daş'ın Alparslan Kuytul'u kastederek “Seni bekliyor” dediğini ileri süren Sarısaçlı, bunun üzerine Furkan Nesli Dergisi'nin bulunduğu binaya gittiğini anlattı.
Ertesi gün yeniden çağrıldığını belirten iş insanı, bu görüşmede konunun doğrudan malvarlığına geldiğini iddia etti.
Hastane, villa ve deniz evi için genel vekâlet iddiası
Sarısaçlı'nın ifadelerinde malvarlığına ilişkin dikkat çeken ayrıntılar da yer aldı.
İş insanı, Alparslan Kuytul'un kendisinden Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal'daki villa ve Yumurtalık ilçesindeki deniz evi üzerinde satış ve tasarruf işlemlerine olanak sağlayacak bir genel vekâletname düzenlemesini istediğini öne sürdü.
Sarısaçlı, Kuytul'un kendisine “Sen notere git, ben sana birini göndereceğim” dediğini iddia etti.
- Noter'e gittiğinde daha önce tanımadığı Rıdvan Biçen isimli kişinin geldiğini belirten Sarısaçlı, bu kişinin kendisini Alparslan Kuytul'un gönderdiğini söylediğini ileri sürdü.
Malvarlıklarının resmî maliki olduğu belirtilen Asuman Sarısaçlı'nın bunun üzerine Biçen'e genel vekâlet verdiğini söyleyen Sarısaçlı, daha sonra taşınmazların üçüncü kişilere satışını önlemek amacıyla vekâletnamenin azledildiğini iddia etti.
29 Nisan 2022 tarihli ifadesinde Rıdvan Biçen'i daha önceden tanımadığını tekrar eden Sarısaçlı, “Rıdvan Biçen'i Alpaslan Kuytul'un yönlendirmesiyle notere gittiğimde görmüştüm” şeklinde beyanda bulundu.
“Dergiye gel, sohbetlerde en önde otur”
Sarısaçlı'nın iddialarına göre serbest bırakıldıktan sonra yapılanmayla bağlantısının sürdüğü görüntüsünü vermesi de kendisine dayatılan şartlardan biriydi.
Furkan Nesli Dergisi'ndeki bazı kişilerin sürekli olarak ofise gelmesini istediğini ileri süren Sarısaçlı, sohbetlere katılarak yapılanmayla birlikte hareket ettiği izleniminin oluşturulmaya çalışıldığını iddia etti.
İş insanı, serbest bırakılmasının koşullarından birinin dergi ofisine düzenli gitmek ve sohbetlerde ön sıralarda oturmak olduğunu öne sürdü.
Ailesi üzerinden tehdit edildiğini söyledi
Sarısaçlı'nın farklı tarihlerdeki ifadelerinde tekrar eden başlıklardan biri de aile bireylerine yönelik tehdit iddiaları oldu.
Annesi, kız kardeşi ve çocuklarının zarar görebileceğinin kendisine defalarca söylendiğini ileri süren Sarısaçlı, bu nedenle hem kendisi hem de ailesi için koruma talep etti.
9 Kasım tarihli ifadesinde baskının devam ettiğini savunan Sarısaçlı, “Benim ve ailemin can güvenliği yoktur” diyerek koruma istedi.
“İstediğimiz gibi ifade vermezsen davada ceza aldırırız”
Sarısaçlı, kendisini alıkoyduğunu iddia ettiği kişilerin yalnızca fiziki şiddet ve aile üzerinden değil, devam eden hukuki süreçleri kullanarak da kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü.
İddiasına göre kendisine, istenilen şekilde ifade vermemesi ve malvarlığına ilişkin talepleri yerine getirmemesi durumunda Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden başka bir davada aleyhine ifade verecek kişilerin bulunacağı ve ceza almasının sağlanacağı söylendi.
Sarısaçlı, olayın Furkan Vakfı'yla bağlantısının bulunmadığını açıklamasının yanı sıra şirket hisseleri ve taşınmazlara ilişkin vekâlet vermesinin de kendisinden talep edildiğini öne sürdü.
Kaçırılmadan önce takip edildiğini öne sürdü
İş insanı, kaçırılma olayından önce de bazı şüpheli durumlar yaşadığını savundu.
Adana İl Sağlık Müdürlüğüne giderken bir aracın kendisini takip ettiğini ileri süren Sarısaçlı, kendisi hızlandığında söz konusu aracın da hızlandığını, yavaşladığında ise aracın yavaşladığını anlattı.
Kaçırılmasından bir gece önce başka bir aracın yolunu kesmeye çalıştığını ve otomobiline saldırıldığını da öne sürdü.
15 Kasım tarihli ek ifadesinde önceki beyanlarını ayrıntılandıran Sarısaçlı'nın, kendisini takip ettiğini düşündüğü araçlarla ilgili plaka ve güzergâh bilgilerini de savcılığa sunduğu belirtildi.
Telefonundan mesaj gönderildiği iddiası
Sarısaçlı, kaçırılmasının hemen ardından telefonunun elinden alındığını ve cihazın şifresini vermek zorunda bırakıldığını da ileri sürdü.
Kız kardeşine kendi telefon numarası üzerinden gönderilen bazı mesajları kendisinin yazmadığını savunan Sarısaçlı, kaçırıldığı gün kullandığı hattan farklı kişilere mesajlar gönderildiğini öne sürdü.
Bu iddia da soruşturma dosyasındaki dijital materyallere ilişkin başlıklardan biri olarak yer aldı.
Eşi ve yakın çevresine ilişkin şüphelerini savcılığa anlattı
Sarısaçlı, sonraki ifadelerinde resmî nikâhlı eşinin de yapılanmayla birlikte hareket etmiş olabileceğine ilişkin şüphelerini dile getirdi.
Kaçırılmasının ardından eşinin kendisine olayla ilgili bazı ayrıntılar aktarmasından şüphelendiğini söyleyen Sarısaçlı, söz konusu bilgilerin ancak olayda yer alan kişilerden öğrenilebileceğini düşündüğünü belirtti.
Sarısaçlı ayrıca Ufuk Bülez isimli kişinin kendisini kaçıranlarla birlikte hareket etmiş olabileceği yönündeki şüphesini de savcılığa aktararak şikâyetçi oldu.
Yaralanma raporu tartışması ifadeye girdi
Dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri de Sarısaçlı'nın yaralanmalarına ilişkin sağlık raporu konusunda yaşanan tartışma oldu.
11 Mayıs 2022 tarihinde yeniden savcılıkta ifade veren Sarısaçlı'ya, Alparslan Kuytul'un kaburga kırığına ilişkin raporun sahte olduğu yönündeki savunması soruldu.
Sarısaçlı ise hastanedeki süreci ayrıntılarıyla anlatarak yaralarının muayene edildiğini, fotoğraflandığını ve göğüs bölgesi için tomografi çekildiğini belirtti.
Sağlık raporuna müdahale etmesinin mümkün olmadığını savunan Sarısaçlı, raporun sahte olduğu yönündeki iddianın kendisini yalancı göstermek ve olayı saptırmak amacı taşıdığını ileri sürdü.
İfadelerde aylar boyunca devam ettiği öne sürülen baskı zinciri
Koray Sarısaçlı'nın farklı tarihlerde savcılığa verdiği ifadeler bir arada değerlendirildiğinde, müştekinin iddiaları kaçırılma ve alıkoymayla başlayan, malvarlığı, senetler, aile bireyleri, savcılık ifadeleri ve kamuoyuna yapılacak açıklamalara kadar uzanan bir baskı sürecine işaret ediyor.
Sarısaçlı'nın beyanlarında özellikle “Hocamız Alparslan Kuytul’dan talimat geldi”, “Hoca Efendi’nin talimatı gereği bu akşam ifade vermeye gitmeyeceksin, yarın sabah savcılığa gideceksin”, “Seni bekliyor”, “Sen notere git, ben sana birini göndereceğim”, “Rıdvan Biçen'i Alpaslan Kuytul'un yönlendirmesiyle notere gittiğimde görmüştüm”, “Bu ifademi baskı altında verdim” ve “Benim ve ailemin can güvenliği yoktur” şeklindeki ifadeler dikkat çekiyor.