Vanlı Kara Haydar ve Çağla Öz'den cezaevinde pembe oda talebi iddiası

Vanlı Kara Haydar ve Çağla Öz'den cezaevinde pembe oda talebi iddiası

“Vanlı Kara Haydar” lakaplı Mehmet Fatih Tançalan ve fenomen eşi Çağla Öz'ün cezaevinde pembe oda olarak bilinen eşli görüşme talebinde bulunduğu öne sürüldü.

“Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan ve fenomen eşi Çağla Öz'ün cezaevinde eşli görüşme olarak bilinen “pembe oda” uygulamasından yararlanmak istediği iddia edildi. Çift hakkındaki soruşturmada düğünde takıldığı öne sürülen 43 milyon liralık altın, bilirkişi incelemesi ve MASAK'ın tespitleri öne çıktı.

“Vanlı Kara Haydar” lakabıyla tanınan Mehmet Fatih Tançalan ile sosyal medya fenomeni eşi Çağla Öz hakkında yeni bir iddia ortaya atıldı. Kara para aklama suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen çiftin, kamuoyunda “pembe oda” olarak bilinen eşli görüşme için talepte bulunduğu öne sürüldü.

Çiftin cezaevindeki görüşme talebine ilişkin iddia gündeme gelirken, haklarında yürütülen soruşturmanın ayrıntıları da yeniden dikkat çekti. Adli süreçte düğün takılarının gerçekliği, para transferleri ve beyan edilen gelirlerle yaşam koşulları arasındaki farklılıklar incelendi.

Vanlı Kara Haydar ve Çağla Öz'den pembe oda talebi iddiası

Mehmet Fatih Tançalan ve Çağla Öz'ün tutuklu bulundukları cezaevinde eşli görüşme talebinde bulundukları ileri sürüldü.

Kamuoyunda “pembe oda” olarak adlandırılan uygulama, ceza infaz kurumlarında belirli şartlar altında evli hükümlü ve tutukluların eşleriyle özel görüşme yapabilmesine imkân tanıyor.

Söz konusu uygulamadan yararlanılması, ilgili mevzuat ve ceza infaz kurumu tarafından yapılacak değerlendirmeye bağlı bulunuyor.

Çiftin bu yönde talepte bulunduğu iddiası, talebin kabul edildiği veya eşli görüşmenin gerçekleştiği anlamına gelmiyor.

43 milyon liralık düğün takısı iddiasıyla başlayan soruşturma

Mehmet Fatih Tançalan ve Çağla Öz hakkındaki soruşturma, düğünlerinde yaklaşık 43 milyon liralık altın takıldığı yönündeki iddialar ve sosyal medya paylaşımlarının ardından başladı.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), düğünde sergilenen takılar ile çiftin mali durumuna ilişkin inceleme gerçekleştirdi.

Soruşturma kapsamında düğün takılarının kaynağı, tarafların gelir beyanları ve para hareketleri değerlendirildi.

Çift, yürütülen adli süreçte “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla tutuklandı.

Düğündeki 97 takıdan 76'sı altın çıkmadı

Soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporunda, düğünde kullanılan takılara ilişkin inceleme sonuçları yer aldı.

Rapora göre incelemeye alınan 97 parça takının 76'sının altın olmadığı belirlendi. Burma bilezik, külçe ve kolye gibi ürünlerden bazılarının imitasyon olduğu tespit edildi.

Mehmet Fatih Tançalan, ifadesinde düğündeki takıların tamamının kiralık olduğunu ve sonrasında iade edildiğini savundu.

Çağla Öz ise takıların bir bölümünün satın alındığını, bir kısmının da reklam karşılığında kiralandığını öne sürdü. Öz ayrıca eşinin düğünde gerçekte takılmayan paraların da anons edilmesini sağlayarak gösteriş yaptığını iddia etti.

Gerçek altınlar ve dövizler odunluktaki valizde bulundu

Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda bir evin odunluğunda bulunan valizden ziynet eşyaları, döviz ve Mehmet Fatih Tançalan'a ait pasaport ele geçirildiği aktarıldı.

Valizde bulunan gerçek altınlar, çiftin düğün takılarının kiralık olduğuna ilişkin beyanları kapsamında dosyada değerlendirilen unsurlar arasında yer aldı.

Ele geçirilen malzemeler ve tarafların ifadeleri, soruşturma kapsamında incelendi.

MASAK raporunda milyonluk para transferleri incelendi

MASAK tarafından hazırlanan raporda Çağla Öz'ün gelir beyanları ile mali hareketlerine ilişkin tespitlere yer verildi.

Raporda, Öz'ün 2020 yılından bu yana asgari ücret seviyesinde kâr beyanında bulunduğu, buna karşılık lüks yaşamına ilişkin harcamaları ve ailesiyle gerçekleştirdiği milyonlarca liralık para transferlerinin incelemeye alındığı belirtildi.

Çağla Öz, söz konusu para hareketlerinin borç-alacak ilişkilerinden ve yasal reklam gelirlerinden kaynaklandığını savundu.