Muhalefetin Sarıgüllerle imtihanı

Toplumu trajikomik gündemlere boğuyorlar. Arka planda ne paylaştıkları belli değil. Üzerine ne örttükleri de meçhul. Muhalefet cephesi kendi skandalını “sanal arınma” gösterisine çevirmiş durumda. Dijital çağın bütün imkânları seferber.

Konu belli; Yeni Parti’li Mustafa Sarıgül ve ailesi etrafında dönen kara para, dolandırıcılık, imar rantı iddiaları.

Önce “kumpas var” diye şartlandırıyorlar toplumu. Kim karar verecek, hangi zeminde karar verilecek, tartışan yok. 80 milyon euroluk sözleşme. 1 milyar euroluk fon vaadi. Şişli’den kalan Kanyon-MetroCity hikâyeleri. Titanic ortaklığı. 600 milyon euroluk aktarım iddiaları. Hepsi havada. Ceza dosyasından “mutlak aklanma” çıkar mı? Zinhar çıkmaz. Dokunulmazlık ayrı. İddianame ayrı. Delil ayrı. Ama muhalefet bunu da “90’lar gibi” diye satıyor.

90’lar gibi. Yerel iktidar rantları. Belediye imar oyunları. Aile şirketleri üzerinden aklama. Kaset ve şantaj kültürü. Sarıgül’ün 1999’da başlayan Şişli serüveni, DSP’den CHP’ye, oradan kendi partisine, sonra Yeni Parti’ye uzanan yol tam da o dönemin ürünü gibi duruyor. Şimdi koruma kaseti. Cinsel saldırı iddiaları. Montaj raporu için istenen paralar. Etkin pişmanlık talepleri. Hepsi 90’ların o meşhur kaset operasyonlarına bağlanıyor. Muhalefet ironik dille anlatıyor: “Bakın, iktidar bize kumpas kuruyor.” Kendi belediyelerindeki yolsuzlukları “siyasi operasyon” diye geçiştirenler, Sarıgül dosyasında birden “adalet bekliyoruz” havasına bürünüyor.

Bu yaygara nereden çıkıyor? Gerçek gündemi okumaktan korkan medyadan. Sahte gündemle oyalama taktiği. Arka planda kim neyi paylaşıyorsa artık. Laboratuvar ürünü siyaset mühendisliği. Önce “ihraç edin, arının” diyenler, sonra “üyeliği askıya alındı, ilişkisi yok” açıklamasıyla yetiniyor. Özel “gözyaşlarıyla anlattı, kumpas diyor” diye geçiştiriyor. Bir taşla çok kuş. Kendi skandalı örtülüyor. İktidara yargı sopası suçlaması yapılıyor. “Herkes kirli” algısı yeniden pompalanıyor.

Hukuki düsturlardan habersiz olamazlar. Ceza dosyasından siyasi sonuç çıkmayacağını bilirler. Dokunulmazlığın ayrı işlediğini bilirler. Gizli tanık ifadesinin henüz yargılanmadığını bilirler. Öyleyse maksat başka. Toplumu bu beklentiye sokan yalanlarında da, “bakın biz de temizliyoruz” rolünde de maksatları hasıl oldu. Onların maksadı hasıl olurken olan ülkeye oldu. Piyasalar yine durağan. Kutuplaşma had safhada. Bir tek bu yalanın mahfilleri kazandı.

90’lar bitmiş sanılıyordu. Meğer sadece kostüm değiştirmiş.

Önceki ve Sonraki Yazılar