YTB MEDYA OKULU (YTB VE TİKA'NIN ÇAĞIMIZ DÜNYASINDAKİ TÜRK KİMLİĞİNİN İNŞASINDA ROLÜ)

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından İbn Haldun Üniversitesi'nde düzenlenen Medya Yaz Okulu - 2'ye katılmak bana da nasip oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Burhanettin Duran beye ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Sayın Abdulhadi Turus beye ve Abdullah Özbay beye özellikle bu harika eğitim için kendim ve eğitime katılan arkadaşlarım adına teşekkür ederiz. TRT’den, T.C. İletişim Başkanlığı'ndan ve Fokusplus'tan çok önemli isimlerden değerli bilgiler edindik. Bu eğitim programında yalnızca eğitim almadık, dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla tanışmak, arkadaş, kardeş olmak şansına eriştik. Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Asya'dan Afrika'ya, Avrupa'ya kadar gönül coğrafyamızın en uzak köşelerinden arkadaşlarımız oldu. YTB, bizlere sadece eğitim sunmadı; farklı coğrafyadan, farklı dillerde ve geleneklerde olan insanların, asil Türk misafirperverliği eşliğinde bir arada, takım halinde çok güzel işler çıkarabileceğini uygulamalı olarak gözler önüne sermiş oldu. Daha önce kaleme aldığım bir makalede, ben de bir soykırım çocuğu olarak asrın acılarını omuzlarında taşıyan "soykırımın çocuklarından" bahsetmiştim. Evet, bizler oradaydık... Azerbaycan'dan, Bosna'dan, Gazze'den, Doğu Türkistan'dan, Kafkasya'dan, Afrika'dan kardeşlerimizle beraber eğitime katıldık. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) bizlere dilimizi, dinimizi, ırkımızı sormadı; aramızda zerre kadar ayrım da yapmadı. Asil Türk tavrına ve köklü devlet geleneğimize uygun olarak her birimize kardeşcanlılık ile yaklaştı. İnsan olmanın, insanca yaşamanın gereğini yaptı. İbni Haldun Üniversitesi'nde amfi sıralarında otururken bir an düşündüm: Sadece kendi soyuna değil, tüm dünyadaki diğer insanlara, özellikle de mazlum coğrafyalardaki insanlara karşı gösterilen bu hoşgörü, bu güzel Türk konukseverliği tam anlamıyla Yunusça, Mevlanaca ve Yesevice bir tavırdı. Hakikaten tarifi imkansız ve muazzam bir duyguydu.

Türk Tipi” Kamu Diplomasisi ve Vicdani İnsan Yetiştirmek...


YTB ile alakalı olarak Başkan Sayın Abdulhadi Turus'un sözleri aslında kurumun faaliyetlerinin özeti gibidir: "YTB, kurumsal olarak özellikle kamu diplomasisi ve kültürel diplomaside dünya genelinde Türk tipi modelini oluşturmaya çalışan, insanı tahkim eden bir kurumdur. Bu kapsamda en önemli faaliyetlerinden biri olarak, dünyanın dört bir tarafından uluslararası öğrencileri Türkiye'ye getiriyor; onları akademik altyapıyla donatırken bir yandan da kendi kültürel değerlerimizi onlara aktararak ülkelerine geri döndüklerinde buradaki tecrübeyi kendileriyle birlikte ülkelerine götürmeleri için çalışıyoruz. Buradaki esas felsefe, Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' hadis-i şerifinden ilham alarak bu işleri yapmaktır. Biz insan yetiştirirken sadece kendi alanında iyiyi; yani sadece iyi bir mühendisi, iyi bir medyacıyı, iyi bir ekonomisti yetiştirmiyoruz. Bir de vicdani, insani yetenekleri olan insan yetiştiriyoruz. Belki bizim kurumumuzun muadili kurumlardan en büyük farkı budur."

Dijital Çağda Ahlaki Medya Neferleri...


Aslında YTB'nin Medya Yaz Okulu'nun hedefleri arasında, dijital çağın şuuruna, insani değerlere sahip birer medya neferi yetiştirmenin olduğunu da eğitim sırasında çok net anlamış olduk. Nitekim Başkan Sayın Abdulhadi Turus Bey de bu konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: "Ben şuna inanıyorum: Biz medyada ahlaki niteliklerle bir duruş sergileyerek insanları daha çok çekebilecek farklı şeyler yapabiliriz. Dünyadaki en büyük sıkıntı şu: Bir mutlak doğru var; o mutlak doğruya yakın değilseniz yanlışsınız. Böyle bir şey yok. Bizim en iyi anlatmamız gereken şey de bu. Bunu medyada anlatacağız. Vereceğiniz mesaj, aslında medeniyetinizi de yansıtan bir unsur olacak. Biz, Türkiye Burslusu öğrencilerin dünyanın daha iyi olabilmesi için medyayı daha iyi, daha doğru ve ahlaki kullanmasından tarafız. Bununla ilgili mücadele veriyoruz açıkçası”.

Sömürgecilere Türk Tavrıyla Hesap Sormak

Özellikle belirtmek isterim ki, bir araştırmacı gazeteci olarak Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA) faaliyetleriyle yakından tanışmak beni hem sonsuz bir gurur ve mutluluğa sevk etti hem de aynı zamanda bir dert sahibi oldum. Evet, evet yanlış değil, doğru duydunuz; tam anlamıyla bir dert sahibi oldum. Düşünün, dünyanın dört bir yanındaki soydaşlarına ve gönül coğrafyasındaki mazlumlara karşı bu kadar iradeli, ilkeli, kalpten ve asla sömürgeci bir zihniyete kapılmadan hizmet etmek mümkünmüş. İşte asil, köklü, kutlu Türk devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına YTB ve TİKA bunu yapabiliyor.


TİKA ihtiyaç gereği sahadaki kalkınma projeleriyle, ihya ettiği tarihi mirasla coğrafyaları ayağa kaldırırken; YTB ise o coğrafyaların insanını eğitip donatarak Türk hoşgörüsüyle küresel bir kardeşlik ağı örmektedir. Bu hizmetleri dünyaya duyurmak, bulunduğumuz ortamlarda anlatmak bizim derdimiz olmalı. Bu denli önemli hizmetlerinden dolayı TİKA'ya, Başkan Sayın Abdullah Eren Bey'e ve YTB'ye Sayın Abdulhadi Turus Bey'e teşekkür ederiz. Kendileri Türk Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" ifadeleri doğrultusunda muazzam işler hayata geçiriyorlar.

Şimdi açıkça sömürgecilere; Avrupa'ya, Amerika'ya, Rusya'ya, Çin'e,Fransa’ya ve diğer egemen sömürgeci güçlere sormak lazım: Demek ki sömürmeden, ezmeden, ötekileştirmeden, insanca, adilce daha huzurlu bir dünya kurmak mümkünmüş. Niye insanları yüzyıllardır kendi çıkarınız doğrultusunda sömürüyor ve sömürmenin dünyayı nizama sokmanın tek yolu olduğunu savunuyorsunuz? Türk devletinin YTB ve TİKA eliyle dünyaya sunduğu bu şefkat ve adalet örneği insanlığın aradığı o huzur ikliminin ta kendisidir.

Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Azerbaycan Cumhurbaşkanımız Sayın İlham Aliyev'in "Can Azerbaycan, Can Türkiye" siyaseti ve ortak vizyonu doğrultusunda; Azerbaycan Türk'ü soydaşlarımıza karşı sergiledikleri o üstün kardeşcanlılık, samimiyet ve derin sevgiden ötürü YTB’ye ve TİKA’ya yürekten teşekkür ederim.

P.S: Türk komutan İshak Çelik beye, her zaman verdiği değerli bilgiler ve destek için özellikle teşekkür ederim.

Önceki ve Sonraki Yazılar