Steven Cook'tan skandal Türkiye açıklaması

Steven Cook'tan skandal Türkiye açıklaması

Amerikalı Türkiye uzmanı Steven Cook, Erdoğan'ın Washington ziyareti ekseninde ABD-Türkiye ilişkilerinin bugünü ve geleceğini değerlendirdi.

Amerikan düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi’nin Türkiye uzmanı Steven Cook, Erdoğan-Trump görüşmesini Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi. Cook, Amerika’nın PKK/YPG’yi silahlandırmasından Türkiye’nin de sorumlu olduğunu söyledi

Steven Cook, Amerika’nın etkin düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi’nin Türkiye uzmanı. Cook’un Foreign Policy/Dış Politika dergisine 16 Nisan referandumu sonrası yazdığı “Huzur İçinde Yat Türkiye” başlıklı değerlendirmesi çok tartışıldı.

Cook, Amerika’nın DEAŞ’le mücadele için Türk ordusu yerine PKK/YPG’yi silahlandırmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi:

“Herhangi bir siyasi ve askeri yetkili, şüphesiz NATO müttefikiyle çalışmayı tercih ederdi. Türkiye, sonuçta NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülke. Geçmişte Amerika’nın iyi çalıştığı bir ülke. Tabii ki Türk ordusuyla çalışmak tercih edilirdi. Ama Türk seyircilerinize ve yetkililerinize şunu hatırlatmak isterim, Haziran 2014’e dönersek Başkan Obama, IŞİD’le mücadelede sahada kendine müttefik ararken, Türkiye kendince nedenlerden dolayı, bu savaşa doğrudan müdahil olmanın, çıkarlarına uygun olmadığına karar verdi. Bu nedenle de Amerika, başka müttefik arayışlarına girmek zorunda kaldı. Ve bölgedeki Kürtler gönüllü olunca da, YPG ile Amerikan ordusu arasında işbirliği başladı.”

TÜRKİYE'NİN TAVRI ANLAŞILIR 

Cook, Türkiye’nin bu tercihinin anlaşılır olduğuna da dikkat çekti: “Aslında Amerika’nın YPG’yle çalışma kararını bir şekilde Türkiye vermiş oldu. Çünkü 2014’te Amerika ile hareket etmeye direnç gösterdi. Bu çatışmanın içinde olmak istemediklerini söylediler, Suriye’de rejim değişikliği öngörmeyen bir stratejiye destek vermediler. Kendi şehirlerinde kan akmasını istemediler ve bu tamamen anlaşılabilir bir şey.”

15 TEMMUZ ETKİSİ 

Türkiye uzmanı Steven Cook, YPG’nin silahlandırılmasında 15 Temmuz darbe girişiminin de etkili olduğunu savundu: “Son üç yıla baktığımızda Amerikan Merkez Komutanlığı’yla YPG arasında bir güven ortamı oluştuğunu görürsünüz. Suriye’deki Türk ordusunun desteklediği unsurların yetenekleri konusunda daha az bir güven vardı. Ve Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminden bu yana da, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesiyle ilgili olarak ortada bazı soru işaretleri var. Bence Amerikan ordusu YPG’yle çok yol almış olduğunu düşündü ve bilmedikleri, güvenmedikleri bir başka gruba ya da darbe girişimi nedeniyle aksamaya başlayan Türk ordusuna dönmeyi, çıkarlarına uygun bulmadı.”